10. KÖY

Partide görev yaptığım zamandı. İlçe başkan yardımcısıyım. Milletvekilleri, bakanlar ilçeyi ziyaret ediyorlar. Konuşuyorlar milletle veya yönetimle. Sunumları bitince soluğu ilçe başkanının odasında veya belediye başkanının yanında alıyorlardı.

Onlara yaşadığımız zorlukları, sıkıntıları, önerileri iletmek, çözüm istemek mümkün olmuyordu. Vergi, sigorta uygulamalarıyla ilgili zorluklar. Eğitim, sağlık, tarım, ulaşım, vs…

İletişim yoktu. Onlar nasıl olsa her şeyi biliyorlardı. Gereğini de yaparlardı. Millet böyle sanıyordu. Gerçekte sorunlar aşağıdan yukarıya gidecek, çözüm üstten aşağıya yayılacaktı. Olmuyordu.

Bu değerli ilçe başkanı ve belediye başkanını uyarma gereği duydum. Bu adamlar sorunları çözmeye namzettir. Sorunları bilsin için onlarla ve halkın iletişimi kesmeyin demiştim.

Halk devletin uygulamaları ile ilgili sıkıntılara başbakanımızın samimiyetine güvenle katlanıyor. Bu sevgi karşılık bulmalıdır. Bulmazsa sevgi zamanla aşınır. Bu millete gene yazık olur. Zaman geçer. Çözüm gelmez. İktidarın ömrü de biter.

DEPREM VERGİLERİ

Mesela: önceki hükümetlerce konulan ek vergiler var. Hiçbiri kaldırılmadı. Nasıl olsa bu millet unutur deniliyor. Olmuyor. Örneğin deprem felaketi peşinden konulan hiçbir vergi kaldırılmadı. Alınmaya devam ediliyor.

ZAMLAR

Önceki hükümetler benzine zam yapsa nasıl kızardık. Şimdi dünyanın en pahalı yakıtını kullanıyoruz, kimse ses çıkarmıyor. Millet farkında değil mi acaba. İktidara inanıyor. Ama bu güven suiistimal edilmemeli.

ORTA DİREK

Orta direği duman ettiler. Fakir daha fakir, zengin daha zengin oluyor. Yazık değil mi? Faiz, gecikme zammı, cezanı n cezası bu millete reva mıdır? Hükümetlerin görevi serveti ve zenginliği millete yaymak iken, bugün servet bankalara ve zenginlere akıtılıyor.

KREDİLER

Bu ülkede esnafa, sanatkâra ucuz kredi vereceğiz müjdesine bu millet hasret değildir. İş ortamını düzelt. Servet belli ellerde birikiyor. Bankalarla övünme. Bankalar dört ayda bir, milyarlarca kar açıklıyor. Siz seviniyorsunuz? Yapmayın.

ELİNİZ TİTRİYOR

Büyük bir işadamları derneğinin üyesiyim. Genel kurulda konuşma yapma fırsatım oldu. Söylediğim şuydu:

Koç Holding CİO’ su “2015 yılında hedeflediğimiz karlılık hedefine 2005 yılında ulaştık” dedi. Bu holdingler bu karlarını her yıl katlarken; bu hükümete oy veren biziz, biz. Halk… Halka bir şey verirken niye eliniz titriyor? Halka niye zenginlik vermiyorsunuz?

Onlar size oy vermedi. O holdingler yine sana oy verecek mi sanıyorsun. Refahı ve zenginliği hep onlara veriyorsunuz. Bize de verin, bize de. Deyince; üyeler beni içtenlikle alkışladı.

Bakanlar, milletvekilleri “ne diyor bu adam” der gibi bana bakakaldı.

Burası Türkiye. Doğruyu söyleyeni 10. Köyde bulurlar…

BEYKOZ BELEDİYESİ”NİN BİR GÜNÜ

Beykoz halkı 2-B fiyatlarındaki uygunsuzluğu ilgililere duyurmak için Belediye Meydanında miting yapıyordu.

Aynı anda Beykoz Belediyesinin iç meydanında da bir düğün vardı. Bu düğünün davetlileri içinde Ak parti İl Başkanı Aziz Babuşçu, Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, Milletvekilleri, Ak partinin il ve ilçe ileri gelenleri, İlçe Başkanı Adem Sefer ve Ak partililer. Düğün sahipleri,davetliler…

Düğün programı devam ederken; dışarıda Ak partiye oy veren halkında içlerinde olduğu binlerce kişi: anam, paşam, yerim, evim diye yakınırken; İl Başkanı Aziz Babuşçu’nun onları umursamayıp ayıplaması hepimizi üzdü… Necip Fazıl Kısakürek’in “Canım İstanbul” adlı şiirinde söylediği gibi oldu bu iş.

“Beyoğlu tepinirken; ağlar Karacaahmet”.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here