AK Parti Beykoz İlçe Başkanlığı, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” dolayısıyla düzenlenen yemekte, Beykoz’da görev yapan gazeteciler ile bir araya geldi. Beykoz’da AK Parti ve Beykoz Belediye Başkanlığı’nın dışında hiç bir parti ve kurum gazetecilerle bir araya gelmedi.

Karlıtepe Beytaş Restoran’da düzenlenen yemeğe: AK Parti Beykoz İlçe Başkanı M. Hanefi Dilmaç, AK Parti Beykoz İlçe Kadın Kolları Başkanı Gaye Zayıf, Gençlik Kolları Başkanı Furkan Çeliker, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Zafer Aslan, Mali İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Murat Yumurtacı, Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Yusuf Avşar, Halkla İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ethem Çekiç ve basın mensupları katıldı.

Programda M. Hanefi Dilmaç tüm basın mensuplarının “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” nü kutladıktan sonra basın mensuplarının sorularına tüm içtenliği ile cevapladı.

M. Hanefi DİLMAÇ (AK Parti Beykoz İlçe Başkanı)

Bugün 10 Ocak çalışan gazeteciler günü münasebetiyle gazetecilerle bir aradayız. Bundan böyle Beykoz basınıyla sık sık bir araya gelmek niyetindeyiz.  Göreve geldiğim süre içerisinde yaklaşık 9 ay seçim süreci yaşadık. İptal edilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimleri sürecine geçen yıl bu zamanlarda girmiş, Haziran’ın 23’ünde son seçimi gerçekleştirmiştik. Bu anlamda bir araya gelememiştik, bir araya gelemediğimiz için sizlerden özür dilemek isterim.

“Eleştirileri yapıcı eleştiriler olarak görüyor ve dikkate alıyoruz.”

“Eleştirileri yapıcı eleştiriler olarak görüyor ve dikkate alıyoruz.”

Beykoz’da siyaset yapma ve kamuda görev yapmam nedeniyle, uzun yıllar topluma hizmet ediyorum. Basınla AK Parti’nin ilişkileri anlamında, ben basından memnunum. Kamuda çalışanlara ve toplum önünde olan insanlara doğruları bildirip, eksiklerini de bir şekilde kendilerine iletmek sizlerin görevleridir. Bizler de zaman zaman eleştiriliyoruz, parti olarak eleştiriliyoruz, hatta ilçe başkanı olarak ben de eleştiriliyorum.  Ben bunların hepsini yapıcı eleştiri olarak görüyor ve dikkate alıyorum.

“Türkiye genelinde ki verilen ödül,  AK Parti Beykoz İlçe Teşkilatı’nın olmuştur.”

Bizler 15 Nisan 2018 tarihinde göreve geldik. Son AK Parti ilçe teşkilatı kongresinde ilçe başkanı oldum, yaklaşık olarak 1 buçuk yılımız geçti. 3 ay sonra da 2. yılımızı tamamlamış olacağız. Olumlu veya olumsuz değerlendirmeler yaşadık, çok şeyler gördük. Kendi AK Parti camiamız içerisinde de, genel anlamda toplumsal olarak Beykoz halkında da eleştiriler hep şu anlamda oldu “bu çoluk çocuk Nereden geldi?”…  Bizler bu çoluk çocuk denilen teşkilatla üç seçim geçirdik. Hem İstanbul genelinde, hem de Türkiye genelinde bizler başarılı 3 seçim geçirdik. Şu anda yanımda bir kısmı olan, Gençlik Kolları Başkanı hem de kadın kolları başkanı olmak üzere, yerel yönetimler birim başkanımız, mali işlerden sorumlu başkanımız, tanıtım ve medyadan sorumlu ve teşkilatlandırmadan sorumlu arkadaşımız da burada. İstanbul genelinde teşkilat değerlendirildiğinde, Beykoz ilçe teşkilatı başarılı bir teşkilat olarak değerlendirilmiştir. İstanbul ve genel merkezde, teşkilatımızın yapmış olduğu hizmetlerde ilçemiz olarak biz iyi teşkilatlardan bir tanesiyiz. Bizler bu başarıyı “çoluk çocuk” denilen arkadaşlarla başardık. Sizlerin huzurunda arkadaşlarıma tekrar teşekkür etmek isterim. Son yapmış olduğumuz çalışmalarımız ile ilgili olarak, Türkiye genelinde Sayın Cumhurbaşkanımızın tek ödül vermiş olduğu teşkilat, o çoluk çocuk denen çocukların, AK Parti’nin Beykoz İlçe Teşkilatı’nın olmuştur. Biz bunu bu teşkilatlı gerçekleştirdik başardık.

“45 mahallemiz var ve bu mahallelerde her çarşamba toplantılarımız yapılır.”

AK Parti ilçe teşkilatının yapmış olduğu çalışmalarımız var. Her hafta normal yönetim kurulu ile birlikte çalışmalarımızı yaparız, hiçbir zaman aksatmayız. İlçe yönetim kurulu tarafından en son yaşadığımız seçim döneminde, 23 Haziran’daki pazar günü yapılan seçimden bir sonraki gün gerçekleştirdik. Bir sonraki seçime hazırlanacak şekilde yönetim kurulumuzu gerçekleştirmişiz. Yönetim kurulu toplantısının dışında mahalle teşkilatlarımız var. Seçim sonrası meclisin tatil olması dolayısıyla, hem de genel tatiller olması anlamında belki 4-5 hafta Mahalle toplantılarını gerçekleştiremedik. Teşkilatta gurur duyuyoruz. 45 mahallemiz var ve bu mahallelerde her çarşamba toplantılarımız yapılır, o toplantının sonuçları 1 hafta sonraki toplantı için raporlanır ve toplantıya getirilir.

“Seçimi kazanamayacağımızı, düşünenler hayal kırıklığı yaşadı.”

Beykoz halkı 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimlerinde yeniden istikrara oy verdi. Belediye Başkanımızın Zeytinburnu’ndan aday olması çok eleştirildi. Belediye başkanımızı bağrımıza bastık. Seçimi kazanamayacağımızı, düşünenler hayal kırıklığı yaşadı. Cumhur İttifakı olmasına rağmen yüzde 49.33 oy aldık

“Danışma meclisi toplantılarımız bundan sonra devam edecektir.”

Danışma Meclisi toplantılarına  başladık. 2 ayda bir ya da ayda bir olacak şekilde teşkilat olarak siyasi gündemle toplantı yapacağız. Diğer bir toplantıda da yerel gündemi yani belediye ile birlikte toplantı yapacağız. O toplantıda sadece belediye işçilerini görüşeceğiz. Danışma meclisi toplantılarımız bundan sonra devam edecektir.

“Büyükşehir belediyesini kaybettik,  bunun faturasını birilerine kesmek de doğru değildir.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesini kaybetmek siyasetçi için istenilmeyen, hoş olması mümkün olmayan bir durumdur. İstanbul Büyükşehir Belediyesini kaybetmek…  Biz bundan çok büyük dersler çıkarttık, çıkartıyor, çıkartmak zorundayız. Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile büyüdük. O gün ki Büyükşehir belediye başkanı, şu an ki genel başkanımız ve  Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Büyükşehirde yapmış olduğu hizmetlerle yolunu açmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bizim için hem kutsal hem de çok önemlidir… Büyükşehir belediyesini kaybettik,  bunun faturasını birilerine kesmek de doğru değildir Bana göre teşkilat üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmiştir. Ben AK Parti Beykoz İlçe teşkilatı olarak üzerimize düşen görevi en iyi şekilde yaptığımıza inanıyorum.

“Milliyetçi Hareket Partisi bize tam destek vermiştir.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde alınan sonuçlarda da görüyoruz ki, Milliyetçi Hareket Partisi’nden en büyük desteği almışız.  Milliyetçi Hareket Partisi’nde ki arkadaşlarla birlikte o süreç, hem Büyükşehirde hem yerelde örnek çalışmalardan biridir. Milliyetçi Hareket Partisi bize tam destek vermiştir, Cumhur ittifakı Beykoz’a tutmuştur.

“Belediye Başkanı olarak, hem insanların sevk ve idaresini hem de parayı yöneteceksiniz.”

Belediye teşkilatının ana omurgası yani üst düzeyde ki yapılan belediye başkan yardımcıları atamasını beraber istişare yaparak belirledik. Belediye başkan yardımcılarının hepsinin dışarıdan geldiği söylendi. Belediye başkan adayı olarak beni de misal  Çekmeköy’den aday gösterseler, ben de benimle birlikte çalışmış olan birkaç arkadaşımı yanımda götürmek isterim. Bir de belediye yöneteceksiniz, iş yapacaksınız. Bu belediye yönetimi de normal bir Bakkal yönetimi ya da küçük bir şirket yönetimi gibi değil. Belediyedeki birim müdürlükleri ve her bir birimin yüksek meblağda bütçeleri var. Belediye Başkanı olarak hem insanların sevk ve idaresini hem de parayı yöneteceksiniz. Bu hiç kolay değil. Dolayısıyla çalışma arkadaşlarını kendisinin seçmesi çok olağan bir durum.Belediye getirmiş  olduğu çalışma arkadaşlarının kaç kişi olduğunu sorduğum zaman 3 tane… Bir de şöyle değerlendirmek lazım. Giden başkan yardımcısı arkadaşlardan kaç tanesi Beykoz’da oturuyordu, Beykozluydu.

“Bizler kendi insanımıza, Beykoz’da sahip çıkamıyoruz.”

Biz kendi içimizde belediyeyi yönetebilecek iyi bürokratlar yetiştirmemiz lazım. Bizler kendi insanımıza, Beykoz’da sahip çıkamıyoruz. Beykoz’a iyi bir siyasetçi yetiştiremedik, bunu bütün siyasi partiler için söylüyorum… Neden Beykoz’da birçok milletvekili var da, kendileri Beykozlu değildir. İyi siyasetçi ve bürokrat yetiştirmek durumundayız. Başkanımızın çok güzel bir söylemi var diyor ki “ben artık Beykozluyum, bundan sonraki yaşamımı da Beykoz’da devam ettireceğim”. İnşallah çalışma arkadaşları da, bürokratları da böyle olacak böyle olur.

“Benim başkan yardımcıma vatandaş ulaşacak.”

Belediyeye gittiğimiz zaman başkan yardımcılarına “Beykozlu olarak ulaşamıyoruz” dediğiniz zaman, eğer bunu dedirtiyorsak burada bana görev düşer. Benim başkan yardımcıma vatandaş ulaşacak… Basın mensubu da direkt ulaşacak. “Biz ulaşamıyoruz, ulaşamıyor” gibi olumsuzluklar olursa da, biz bu konuda müdahale ederiz. Beykoz Belediyesi için bir iş söylendiği zaman, her işe cevap vermek gibi bir  zorunlulukları var.

“Beykoz Belediyesinden eleman atılmadı.”  

13 tane işçinin işten atıldığı yönünde haberler çıkmakta.  Gerçek doğru şudur, Belediyenin koordinasyon toplantıları yapılmakta. Ben koordinasyon toplantılarına çok girmiyorum, siyasi kararlarda çağrıldığımda gidiyorum. Benim en son gitmiş olduğum toplantıda bu gündeme geldi. 13 işçi ile ben kendim şahsen görüştüm. Beykoz Belediyesinden eleman falan atılmadı.  Bir firma var, bu firmanın sözleşmesi sona erdi. Sözleşmenin sona ermesinden sonra buraya geçici olarak alınmış olan elemanların sözleşmesi yenilendi. Konunun özeti budur. Bahsi geçen arkadaşların hepsi 2018 tarihinden sonra işe girmiş. Belediye bu konu ilgili olarak bir açıklama yapar. Bunlara işe girerken kendilerine geçici olarak işe girdikleri söylendi, kendileri de biliyor.  Bu arkadaşlar 5 ay önce işe girmiş olan arkadaşlardır.

“560 personel içerisinde 40 tane çalışanın maaşında düzenleme gerçekleşmiştir.”

Ücretlerin düşüşüyle ilgili bildiğim ise şu.  Belediye şirketlerden elemanları KYK’yla alıyor ya, geçiş yapılıyor… Firmalar personeline maaşı verirken, o firma kendine göre bir rakam belirliyordu.  Yani o rakamları gelişigüzel tespit etmişler. BEYTAŞ’a geçtikten sonra o rakamlarla devam etmişler. Aynı işi yapan, aynı vasıflara sahip iki işçinin maaşlarında bir düzenleme yapıyor. 560 personel içerisinde 40 tane çalışanın maaşında düzenleme gerçekleşmiştir. Maaşı düşük olanlar artarken, yüksek maaş alanların maaşları aynı kaldı. Kimsenin maaşı düşürülmedi.

“Aynı vasıflara sahip iki işçinin birinden daha yüksek maaş alması olmaz.”

Belediye de Personele yaklaşık olarak 8 yıl ben baktım. DİSK sendikasıyla en az 4-5 kere ben oturdum. O gün ile bugün arasında hiçbir fark yok. Biz işçinin iradesine ipotek koysaydık şimdiye kadar bu sendikayı 3-5 kere değişmiş olurduk. Şimdiye kadar böyle bir şey yaşanmadı. Ücretlerin düşüşüyle ilgili bildiğim, belediye şirketlerden KYK’yla elemanları alıyor ya, geçiş yapılıyor. Firmalar personeline maaşı verirken kendine göre bir ücret belirliyordu. BEYTAŞ’a geçtikten sonra o rakamlarla devam etmişler. Aynı işi yapan aynı vasıflara sahip iki işçinin birinden daha yüksek maaş alması olmaz. Belediye içinde bu konunun değerlendirilmesi yapılıyordur.  İlçe başkanı olarak bu konu bana da gelecektir. Sadece yüzeysel olarak duyuyorum “HAK-İŞ’e geçsinler” diye baskı olduğu, zorlama olduğu söylentileri var. Her zaman böyle şeyler söylenir. Başkan olarak söylüyorum, ben hiç bir kimseye böyle bir talimat vermedim.  Belediye başkanımızın da verdiğini zannetmiyorum. Böyle bir çalışmanın içerisine girmiş olsa benim haberim olurdu. Bizde daimi işçi olarak çalışan yaklaşık olarak 80 kişi var. Ben geldiğimde bu sayı 230 belki de 240’tı.  Şu anda 80 kişi var.  KYK’dan Sendikal hak tanınan personelin birçoğu HAK-İŞ’in üyesi.

“2010 yılında Kanal İstanbul ile ilgili cumhurbaşkanımızın bir beyanı oldu.”

Kanal İstanbul’la ilgili bir bahis oldu, İstanbul ve Riva ile ilgili. Bizim 2010 yılında Kanal İstanbul ile ilgili cumhurbaşkanımızın bir beyanı oldu. Hatta bu konuyu seçim beyannamemiz içine de almıştık. O günden bugüne partililerimiz bu konu üzerinde çalışıyor. Ulaştırma Bakanı bize Kanal İstanbul ile ilgili bir sunum yaptı. Soru-Cevap derken toplantı 4 saat sürdü.  O günden bugüne kadar yapılmış çalışmaların her birini “şimdi yeni yeni anlatılıyor televizyonlarda, Bu gelişigüzel, birden akıllarına geldi, bu konuyu gündeme getirdiler, yok İdlip’te savaş var, Barış Harekatı devam ediyor, yok gündemi örtbas etmek için bunu ortaya attı” derseniz bu haksızlık olur. Bu bizim gündemimizde olan ve üzerinde çalıştığımız ciddi projelerimizden bir tanesi. Son süreçte bu işin içine birileri girdi. İmamoğlu kendine oradan bir rol biçti. Onun için çok gündeme gelen bir şey. Yoksa bu proje bizim gündemimizden hiç düşmedi. Gündem devam ediyor. Kanal Riva’yla çok teknik konulara girerseniz ben çok bilmem. Eğer son aşamayı soruyorsanız, Murat başkan ve ekibi bu konuda bir değerlendirme yaptılar ve   O projede bir revizyon yapılması gerekiyor, onu yapmaya çalışıyorlar.”

“CHP’nin mahalle delegasyon seçimlerinde kıyametler kopuyor.”

Adaylığım ve kongre ile ilgili bir şeyler söylemek istiyorum.  Ben demokrasiyi partide işletiyorum. Kongre ile ilgili şunu söylemeden geçemem. Cumhuriyet Halk Partisi’nin, hani çok Demokrat mahallelerde delegasyon seçimleri var ya o delegasyon seçimlerinde kıyametler kopuyor… Ben ilçe başkanı olarak girdiğim ilk delegasyon seçimi yapıldı ve bitti. Sandıklarımızı kurduk. Yeri gelmişken söyleyeyim,  46 bin üyemiz var. Bu 46 bin üyemizin hepsine mesajları attık. Kendilerine şöyle bir teklifte bulundum: “Bizim partimizde uzun yıllar hizmet etmiş olup da şu an dışarıda duran gönüldaşımız, bu işte çok emeği bulunan var. Ama bugün hasbelkader yönetim kurulu Aktif çalışma grubumuzun dışında kalan arkadaşlarımız var” dedik. Hiç bir arkadaşımızı ayırt etmeden, kurulduğu günden günümüze kadar, Beykoz AK Parti İlçe Yönetiminde görev yapmış tüm arkadaşlarımızı, meclis üyeliği kimler yapmışsa, son dönem belediye başkan aday adayı olmaya cesaret göstermiş tüm arkadaşların hepsini delege yapmak istedim, teklif ettim. Bu bir ilçe başkanı için intihardır.

“Beykoz da tanınırlık anlamında ikinciyim.”

İddia ediyorum, siyasi anlamda Beykoz da tanınırlık anlamında ikinciyim. Birincisi de Yücel Çelikbilek’tir. Biliyorum ki sizler de yapacak çalışmalarım anlamında sizlerde çoğunluk olarak yanımda olursunuz. Adaylığımla ilgili birçok şey söyleniyor. Ben Hanefi Dilmaç olarak siyaseti lider esaslı yapıyorum, lider gözüyle bakıyorum ve bu hep böyle oldu. Ve hep kazandım. Partinin kurulduğu günden bugüne hep  varım. Cumhurbaşkanımızın veya parti büyüklerimizin bizimle ilgili dünyaları vardır kafalarında. Eğer bize; “Baklacı mahallesinde oturuyorsun, seni bu dönem Baklacı Mahalle Başkanı yapacağız” derlerse biz oraya gideceğiz,  Baklacı Mahalle Başkanı yapacağız. Bize ne söylenirse biz onu yaparız. Hakkımda bir takım sözler söyleniyor. “Hanefi Başkan görevi bırakacak,  Milletvekili adayı olacak, il yönetim kurulu üyesi olacak…”  Her siyasetçinin bir hedefi vardır. Benim de bana göre hedeflerim var. Ama her istediğim şey olmuyor. Benim başkan yardımcılığından istifa ederken bir  hedefim vardı. Ulaşamadık, olmadı. AK Parti’de şöyle bir şey yok.  “Ben şunu istiyorum, bana vereceksiniz”… Vermezler!… Şu andaki delege seni uçurur, gidersin. Yarın delegasyon beni seçmezse ne olacak?

“Beykoz’da siyaset yapmaya devam edeceğim.”

Ama ben Beykoz’da siyaset yapmaya devam edeceğim. Şimdi yeni oluşumlar oluyor değil mi? Genel başkan yardımcılığı teklif etsinler gitmem, asla! Niye?.. Biz bu  süreçte orada pozisyon alanları kendi içimizde farklı değerlendiriyoruz. Bizler bu yola birlikte çıktık. Bizi yarı yolda bırakanlarla ilgili hiç olumlu şeyler düşünmüyoruz. Bunu hem genel hem de ilçede aktif olarak görev yapanlar için söylüyorum. Ben kendi adıma bunu söylüyor ve ilan ediyorum. Beykoz siyaseti beni nerede görmek istiyorsa ben orada olacağım.

“Her bölge kendi içerisinde planlama anlamında ayrı özellikler taşıyor.”

Her bölge kendi içerisinde planlama anlamında ayrı özellikler taşıyor. Şu anda Beykoz genelinde bütün öngörünüm, geri görünüm, etkilenme, Havza bölgesi, köyler ve Riva… Bunlarla ilgili her birinin çalışması farklı. Bu detaylı konuları Belediye başkanımıza ve teknik arkadaşlara sorun. Ama ben şunu biliyorum, misal Çavuşbaşı’nın imar planlarıyla ilgili olarak  Çavuşbaşı’nın imar planlarıyla ilgili baya bir mesafe katettiler.  Çavuşbaşı’nda imar planlarının şu ana kadar olmamasının sebebi, birincisi koruma kuşaklarında imara kapatılan yer olması,  ikinci bölge sit alanı idi.  Çevre Bakanlığıyla yapılan görüşmelerde birinci derece sit alanları ve üçüncü derece sit alanları mevzuata uygun hale getirildi. Çavuşbaşı’nın merkezinin olduğu bölge planlanacak alan olarak gözükmüyordu, çünkü mutlak korumanın içindeydi. Çavuşbaşı’nın merkezi bir önceki dönem kontrollü kullanım bölgesi denilen bir bölge olarak ilan edildi. Şimdi hem oraların satışlarıyla ilgili düzenleme hem de plan yapılmasıyla ilgili bir sıkıntısı çok kalmadı. O tarafların planları hızlı bir şekilde yapılıyor.

“Bizdeki ön görünümdeki plan yapma yetkisi Çevre Bakanlığı’nda.”

Geriye dönük o iki dönem belediyedeki teknik personellerle biz bu işleri çözmeye çalışıyorduk. Şimdi yeni gelen yönetim diyor ki; “Profesyonel planlama ofisleri var. Biz bunları planlama ofislerine yaptırırsak daha hızlı yaparız”. Birçok yer, belediye bunu böyle yapıyor.  Başkanlık sistemi neden Arzu edildi, daha hızlı hareket edebilmek için bürokrasiyi aradan çıkarıp daha hızlı karar vermek işler daha çabuk yapılsın diye. 3-5 sene önce kurul dediğimiz, daha önce Çevre Bakanlığına bağlıydı, şimdi Cumhurbaşkanlığı’na bağlı. Şu an bizdeki ön görünümdeki plan yapma yetkisi Çevre Bakanlığı’nda. Daha önce Büyükşehir Belediyesinde idi daha sonra Çevre Bakanlığına bu yetki verildi.

“Murat Başkanın imar sorununu çözeceğine inanıyorum.”

Murat Başkanımın Beykoz’a özellikle Cumhurbaşkanımız tarafından gönderilmesinin sebepleri altında bu imar planlarının bir an çözülmesi yer almakta. Murat başkanın bu anlamda tecrübesi var. Cumhurbaşkanımız ile birlikte yapmış olduğumuz toplantıda ben, Murat başkanımız, il başkanımız ile dörtlü olarak toplantı yaptık. Ben biraz da buna güvenerek başkanımızın bu imar sorununu çözeceğine inanıyorum.

“Planlar için tarih vermek doğru olmaz.”

Planlarla ilgili resmi imza altına alınmadığı müddetçe söz veremezsiniz. Siz planları meclisten çıkarırsınız, askıya çıkar, itirazlar olmaması mümkün değil, planlar iptal olur. Çıkarırsınız bir daha iptal olur. Planlar 6 ay sonra olsun derim, arkadaşlar da der ki kazmayı ne zaman vuracaksınız. Planlar için tarih vermek doğru olmaz, şu tarihe kadar çıkar dersek yine doğru olmaz.

“Yapı kayıt belgesi şu anda imar planından çok daha önemli.”

Yapı kayıt belgesiyle ilgili bizim vatandaşımızı insanlar kandırdılar. “Yapı kayıt belgesine müracaat etmeyin” denildi. Yapı kayıt belgesi şu anda imar planından çok daha önemli.  Nerede? Öngörünümde… Bu konuda temsil eden  birinci temsil eden bendim. Benden sonra da temsil eden Yücel Çelikbilek idi. Bizler herkese “yapı kaydınızı yaptırın” dedik. Birisi de kalkıp “vatandaş bilgilendirilmedi” derse yanlış der. Yine o dönemde “yapı kaydına müracaat edenler, binalarınıza kaçak ilaveler  yapmasın” dedik. Hatta hiç bir kimse kaçak yapılaşma yapmasın dedik. Ama o dönem bir ekip özellikle Yenimahalle, Örnekköy ve Elmalı’da ormanlara gidip kaçak yapılaşma yaptılar.

“Kaymakamlık üzerinden Çevre bakanlığı yıkımları yapacak.”

Binanın yapı kaydı oluşturulmuş, müracaatını yapmış, yapı kaydı da onaylanmış olsa bile daha sonra misal, yan tarafında 300 metrekareye 10 metrekare bir şey ilave etmiş olsun. Tespit edildiği an yapı kayıt belgesi iptal oluyor. Kayıt yaptırırken vermiş olduğu paralar da gidiyor. Artık belediyeleri de sistem dışı bırakıyorlar. Artık Kaymakamlık üzerinden Çevre bakanlığı yıkımları yapacak. Çünkü bazı yerlerde belediyeler göz yummuş. Çevre Bakanlığı kendi tespitleriyle yapıyor.

“ Boğaziçi’ndeki tadilatlarla ilgili olarak imar yetkisi Büyükşehir belediyesinde.”

Şu anda Boğaziçi’ndeki tadilatlarla ilgili olarak imar yetkisi Büyükşehir belediyesinde. Büyükşehir Belediye meclisinde büyük bir çoğunluk bizde. Problemlerin her birisi bizi ilgilendirir. Dediğim gibi, Büyükşehir Başkanı CHP’nin ama meclisin yetkisi bizde. Orada Beykoz’un meclis üyeleri var. Hem bizim gruptan var hem CHP’den meclis üyelerimiz var. Vatandaşa, “Bizi ilgilendirmiyor, İmam’a gidin” demek ahlaksızca bir söylem. Benim partimden arkadaşlar böyle bir şey diyorlarsa bu doğru bir şey değil. Bizi her şey ilgilendirir.” bu tarz söylemlerin hepsi vatandaşa karşı saygısızlıktır. Biz bu sıkıntıları takip edeceğiz.

“AK Parti’nin İlçe Başkanı olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne opsiyon tanıyorum.”

Bizler kuru kuru siyaset yapamayız. Bazı şeyleri de hoş karşılayacağız. Belediyeler yeni seçildi. “Niye her şey dört dörtlük gitmiyor” dersek yanlış yaparız. Bu anlamda bir opsiyon tanımak zorundayız. Ben AK Parti’nin İlçe Başkanı olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne opsiyon tanıyorum. Oturacak, göreceğiz, ben bu işleri teknik olarak bilen bir adamım. Oraya bakan müteahhit değişmiştir, eksik gidiyordur. Ben kendimizi hala sorumlu hissediyorum. Çünkü hala Büyükşehir’de meclis  çoğunluğu bizim elimizde. Bizim üzerimizde bir sorumluluk var ve biz bu sorumluluğunu yerine getirmek için de gayret edeceğiz.

Toplantı sonunda AK Parti Beykoz İlçe başkanı M. Hanefi Dilmaç, Basın mensuplarına 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü anısında, Beykoz’un en önemli sembolü olan cam ürünlerinden hediye ettiler.

Hatıra fotoğrafı çekildiler.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here