Anksiyete bazı durumlar karşısında gösterilen kaygı, korku ve huzursuzluk halidir ve her yaştan bireyde görülebilen bir ruhsal durumdur. Kaygı endişe duyulan düşüncedir. Eğer kişi hissettiği kaygı karşısında kontrolünü kaybetmişse bunu denetimlemekte sıkıntı yaşıyor ise anksiyete bozukluğunun varlığından bahsedebiliriz.

Kaygı vücudu tetikte tutması gerektiğini haber veren bir sinyaldir. Günlük hayatta hepimiz kaygıyı deneyimleriz. Endişe duyduğumuz anlarda nefes alış verişimiz, kalp atışımız hızlanır. Bu durum aslında tehlikeli bir duruma karşı hazırda olmamız gerektiğini sinyal eden bir durumdur. Trafikte yaşanan tehlikeli bir durumda direksiyona ani müdahale gibi ya da sınavlarda başarılı performans göstermemizi sağlamak gibi günlük hayatımızda sorunlarla baş edebilmek ve tehlikeli durumlarda hızlı kararlar almamıza yardımcı olan bir durumdur. Bu durumu herkes yaşar ve baş edilmesi mümkündür. Anksiyete bozukluğunda ise kişi, tehlikeli bir durum yokken bile bu kaygıyı deneyimler. Bunu uzun bir süre çok güçlü bir şekilde hisseder. Anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerde, kaygının varlığı kişiyi günlük hayatındaki sıradan işlerini yapamayacak, hayatlarını olumsuz etkileyecek düzeydedir. Kaygı bozukluğu aynı zamanda kişinin sosyal hayatını da olumsuz etkileyebilir.

Anksiyete Bozukluğunun belirtileri nelerdir?
Anksiyete bozukluğu yaşayan bireyler, bazı fiziksel ruhsal ve davranışsal belirtilerle baş etmeye çalışırlar. Fiziksel anksiyete bozukluğunda kalp atışlarının ve kan basıncının artması, kas gerginliği, titreme, uyku düzensizliği( uykuya dalmakta ve sürdürmekte zorluk çekme), mide bulantısı gibi belirtiler mevcuttur. Kişi duygusal olarak ise özgüvensiz ve değersiz olduğunu düşünebilir, başkaları ile konuşurken zorlanabilir. Aynı zamanda umutsuz hissetmek, çevreden kopma ve kaçma isteği de sık sık hissedilen durumlardan bazılarıdır.

Pek çok ruhsal hastalık gibi anksiyete bozukluğunun da tam olarak nedeni bilinmemektedir. Fakat bu problemin tetiklenmesinde etkili olabilecek bazı faktörlerden bahsedebiliriz. Anksiyete bozukluğunun meydana gelmesinde bazı çevresel faktörlerin ve davranışsal etkenlerin varlığından söz edebiliriz. Çocuklukta uğranan istismar şiddet gibi durumlar, sevilen birinin kaybı, okul stresi veya evlilik boşanma süreçleri ya da iş yerinde uygulanan mobbing gibi etkenler de anksiyete bozukluğunu tetiklemede önemli faktörlerdir.

Anksiyete tedavisi mümkün olan bir rahatsızlıktır. Psikoterapi anksiyete bozukluğunun tedavisinde etkili bir yöntemdir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi ve konuşma terapisi olumsuz düşüncelerin olumlu düşüncelere çevrilmesi açısından oldukça etkilidir. Ayrıca terapi anksiyete bozukluğunun kökenine inmek ve sorunun çözümü için farklı davranışlar kazandırmayı sağlamaktadır. Anksiyete bozukluğunun tedavisi kişiden kişiye farklılık gösterse de mutlaka uzman eşliğinde çalışılmalıdır.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here