Ekimin son günü olan Salı akşamı oyunun Galasına davetliydik… Profilo AVM salon 2nin önüne hayli erken geldik. Severim galaları…  Oyuncu çok heyecanlıdır,  yönetmen teknik ekip herkes aynı heyecanı yaşarken o duygu havaya karışır ve size de ulaşır.

Sevimli ve zarif bir delikanlının ev sahipliğinde ve minik bir diyalog eşliğinde yerimizi aldık. Diyalogtan bahsetmeden geçemeyeceğim;  Galalarda misafir karşılayıcının elinde ev sahibinin yaptığı  bir yerleşim listesi olur, protokol basın aile dostlar… Kimseyi incitmeden yerleştirmek de oldukça zordur. Delikanlı; hangi guruba bakayım diye sorunca ben, sıradan insanlar gurubuna bak çocuğum dedim Bu çocuğum da hep eğitimcilikten gelir. Yaşı ne olursa olsun ağzımızdan böyle çıkar… Delikanlı Estağfurullah dedi ve gülümseyerek bu denli tavazu derin bir kalite göstergesidir, sizi tanımak isterdim deyince, ben çocuk tiyatrosu eğitmeniyim Sevtap Hanım ve Batıkan Beyle aynı sahneyi paylaşıyoruz deyince gördünüz mü altından  kalite çıktı. Hem tiyatro hem de çocuk…  Harika dedi.  O kısa sohbet arasında yerimize de oturduk.

Tam merkezden görüyoruz sahneyi hoş bir yer… Zarif insanlar var çevremizde. Pek çoğu sanatçı gibi  duruyor. Hemen önümüzdeki bir beyin elini onlarca kişi ‘Hocam’ diye öptü çok hoşuma gitti.

Tiyatro dünyasında hayat eskisi  gibi perdeler kapalı başlamıyor… Salona girdiğiniz anda dekor yani olacağınız hatta olduğunuz mekanın içindesiniz. Işıklar kararıp da oyun başladığı anda… e zaten siz oyunun içindeydiniz devam ediyorsunuz.

Bir park ve bir bank… Muhtemelen  sonbahar,  akşam üzeri ya da akşam…  Bir kadın, Hayat tarafından esir alınmış izlenimi veriyor, ve bir erkek… Hafif sarhoş yalpalıyor ve dili dolaşıyor. Etrafta başka kişi olmayınca merhabalaşmak ve… Ve ilişki başlıyor. Adam kendinden bahsediyor ama yalan söylediği belli zaten kadın da hatırlıyor ve yalanını yüzüne vuruyor. Daha önce karşılaşmışlar ve bir ilişkileri olmuş ama kısa süre sonra yalanlar ortaya çıkıyor. Kadın ve erkek ikisi de birbirine yalan söylüyor ve bu yalanları doğru gibi söylüyor hatta öylesine inanıyorsunuz ki hah bak bu doğru diyorsunuz içinizden ama o ve diğerleri de yalan çıkıyor… Hatta yalanları bile yalan, yalan diye söyledikleri doğru, ama dur yoksa o da mı yalan… oluyorsunuz.

Hasılı ustaca yazılmış bir eser öylesine girift bir yapı ki bittiği yerde başlıyor başladığı yerde bitiyor… reji çok iyi, harika uyarlanmış… Bir önceki sahneyi hiç hatırlamıyor ama asla unutmuyorsunuz.

Oyuncular elbette ki her saniyesi emek ve sanat ve ustalıkla sunuyorlar. Sizden biri olup aynı anda  hiç tanımadığınız birer karaktere dönüşüyorlar.

Sonrası alkış… Hak edilmiş emek kokulu bu gösteriye yakışıyor

Bizi  zarif seviyeli gösterişsiz ama ağırbaşlı bir kokteyl bekliyor… Ve kutlama yarışındaki insanlar, merhabalaşan dostlar,  birlikte fotoğraf çektirmek için gösterilen çabalar.

Dolu,  doyurucu akşam… Kendimizi çoktandır olmadığımız kadar iyi hissettik. Emeği geçenlere, bir  arada olmak adına çaba sarf edenlere,
Bu ortamda  Birlikte nefes aldığımız herkese sevgiler.

Unutmadan eklemeliyim. Her cumartesi oynanacak oyun ilk olarak 11 Kasım 2017 20 30 da Beykoz Nezihe Muhiddin sahnesinde

Bilet linkinide eklemek isterim…
https://www.buradaetkinlikvar.com/grup/120/bankta-iki-kisi

R.Sinan Akbaşak

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here