Artvinliler Beykoz’da, Eyvah Kitap&Kafe’de Buluştular

Artvinliler Vakfı eski Başkanı Hakan Bekar’ın Beykoz Artvinliler Derneği bünyesinde organize ettiği ‘Beykoz’da Artvinliler Buluşuyor’ programı Kavacık’ta ‘Eyvah Kitap Kafe’de 120 kişinin katılımıyla gerçekleşti.

CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, CHP İstanbul Milletvekili Doç. Dr. Yunus Emre, CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, CHP Artvin’ il başkanı Ahmet Biber ve CHP’li Belediye Başkanlarından;  Hopa Belediye başkanı Taner Ekmekçi, Kemalpaşa Belediye Başkanı Ergül Akçiçek, Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan, Şavşat Belediye Başkanı Nihat Acar, Ardanuç Belediye Başkanı Yıldırım Demir konuşmacı olarak konuk olduğu programa, CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün, CHP Beykoz Belediye Meclis Üyelerinden Cemal Sataloğlu ve Temel Karadeniz katılırken, partiler ve Artvinliler Dernek üyeleri katılım sağladılar.

Programda ilk olarak Beykozlu Artvinliler Dernek Başkanı Mehmet Uzun konuştu. Tüm katılımcılar ‘hoş geldiniz’ diyen Uzun, mikrofonu Artvinliler Vakfı eski Başkanı Hakan Bekar’a bıraktı.

Hakan BEKAR (Artvinliler Vakfı eski Başkanı)

Tüm katılımcıları tek tek selamlayan Artvinliler Vakfı eski Başkanı Hakan Bekar konuşmasına şöyle devam etti: Önümüzde maalesef yerel seçimin 2. Ayağı yapılacak. Bu sebeple diğer partilerle olduğu gibi CHP’de de milletvekilleri ve siyasiler, belediye başkanları İstanbul’a geldiler. Kendileri bilgi ve birikimlerini İstanbul’da vatandaşlarla paylaşıyor. Bu vesileyle değerli değerli milletvekillerimiz, İl Belediye başkanlarımız, ilçe belediye başkanlarımızın duygu ve düşüncelerini ve deneyimlerini paylaşacaklar. Kendileriyle köy gezileri yaptık. Köylerdeki Artvinli hemşehrilerimizle buluştuk. Bura da böyle bir buluşmayı gerçekleştirdik. Katılımlarınız için siz değerli misafirlerimize ve de bizlerle burada buluşan Milletvekillerimize, Belediye başkanlarımıza teşekkür ederiz.

Uğur Bayraktutan (CHP Artvin Milletvekili)

“31 Martta bir doğum olmuştur, bir çocuk doğmuştur ve doğan çocuğu inkar ediyorlar.”

Beykoz’da doğduğumuz doyduğumuz topraklardan, Türkiye’nin diğer bir ucundan, Artvin’den geldik. 31 Mart’ta Artvin’de çok güzel şeyler yaptık. Hani ‘her şey çok güzel olacak’ deniyor ya, Artvin’de 9 belediyenin 7’ini de Millet İttifakı ile CHP olarak alarak büyük bir başarı elde ettik, darısı inşallah İstanbul’un başına. 31 Martta bir doğum olmuştur, bir çocuk doğmuştur ve doğan çocuğu inkar ediyorlar. Diyorlar ki bu çocuk gayri meşrudur. Biz diyoruz ki 31 Mart’ta İstanbul kendi belediye başkanını, kendisini yönetecek kadrosunu seçmiştir.

“TBMM artık bir müzeye dönüştü.”

Demokrasinin vaz geçilmez unsurlarından birisi de sandıktır, bundan asla vaz geçmeyeceğiz. 31 Mart’ta 3 bin oyla zaferini ilan edenlerin 14 bin oyla kaybetmiş oldukları bu zaferi yok saymalarını kabul edemiyorum. Bizler Mustafa Kemal Atatürk’ün Milletvekilleri olarak bütün yurttaşlarımıza seslenmek istiyoruz. Geçen seçimde Ekrem İmamoğlu’na oy vermeyen kardeşlerimize şunu diyoruz: Bu demokrasi için önemli bir yol ayrımıdır. Bu gidişe bir dur demez isek bu Mustafa Kemal Atatürk’ün son parlamentosudur, bizler de Mustafa Kemal Atatürk’ün son milletvekilleriyiz. TBMM’si artık yok. TBMM artık bir müzeye dönüştü. Bakanlar yok, milletvekillerimizin denetim yetkisi yok. Bütün yetkileri bir adama verdik. Ülkenin anahtarını bir adama teslim ettik. 15 Temmuz gecesi TBMM’ne ilk gelen 3 CHP’li milletvekilinden birisiyim. 12 saat boyunca bombalar yedik. O parlamento sakatta olsa, yanlışta olsa, o gece o alçak darbe girişimine direndi. Ülkenin anahtarını teslim ettiğimiz bu adam YSK seçimi yenileyecek dedi majesteleri, YSK da seçimi de başımın üzerine dedi ve gereğini yapıyor. Bu kabul edilebilir bir olay değildir.

“Artvinlinin yaptığını İstanbul niye yapmasın.”

Biz bu ülkeyi umudun ve özgürlüğün ülkesi yapacağız. Çocuklarımıza mutlu bir ülke bırakmak istiyoruz, bunu başarabilirsek ne mutlu bize. Artvin kimliği her şeyin ötesindedir. Bu Cumhuriyet’in kentinde yaşayan insanlar, o kentin kültürünü,  kentin duygularını, iç dünyasını hisseden insanlar önümüzde ki döneme de damga vuracaklardır. Bütün bu karanlık döneme rağmen, Artvin coğrafyanın Kuzeydoğusunda parlayan bir güneş olarak ülkemize örnek teşkil ediyor. Artvinlinin yaptığını İstanbul niye yapmasın. Artvin’e bahar da geldi,  yaz da geldi. Temennimiz İstanbul’da aynı şarkıyı aynı türküyü söylesin. Biz aslında Artvin’den sizlere el uzatmaya geldik, elimizi tutun diye geldik. İnanıyorum ki bu el karşılıklı tutulacaktır ve 31 Mart’ta ki gibi o çalınan türkü 23 Haziran Pazar akşamı en üst duyguda insanların vicdanlarında, duygularında İstanbulluların gönüllerinden geçen olacaktır. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Yunus EMRE (CHP Genel Başkan Yardımcısı)

“İstanbul’u 25 yıldır yöneten bir anlayış var.”

Sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Bildiğiniz gibi 31 Mart’ta İstanbul’daki seçimleri Ekrem İmamoğlu kazandı. İstanbul seçimlerini tabii ki Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasını beklemiyorlardı. İstanbul’u 25 yıldır yöneten bir anlayış var. İmamoğlu’nun ifadesiyle, İstanbul’da bir israf düzeni var. Bu israf düzenini kuranlar, İstanbul’u yağmalayanlar, İmamoğlu’nu İstanbul seçimlerini kazanmasını beklemiyorlardı. İstanbul’da seçimler sonuçlandığında, İmamoğlu mazbatasını aldığında ilk ifadeleri şu oldu: ‘Oyları çaldılar’…

“Bütün oylar sayıldı, sonuçlar değişmedi, İMAMOĞLU kazandı.”

İstanbul’da bütün geçersiz oylar sayıldı,6 ilçede bütün oylar sayıldı. YSK’nın kararıyla İstanbul’u temsil eden 57 sandıktaki bütün oylar sayıldı. Sonuçlar değişmedi, İmamoğlu kazandı. İmamoğlu’nun kazanması bir şey ifade ediyor. Türkiye de yönetim sandıkla, demokratik yöntemle değişir, seçmenlere bunu gösterdi. Ve bize de parti olarak bunun güvenini kazandırdı. Arkasından seçimlerin iptal edilmesi bir zorlama kararla seçimlerin iptal edilmesi, CHP’yi, Millet İttifakını, İmamoğlu’nu mağdur eden bir gelişme olarak düşünmemeliyiz. Çünkü bu karar aslında bütün seçmenleri, İstanbulluları mağdur eden bir gelişmedir. Çünkü demokrasinin özü olan sandıkla, seçimle yönetimin değişmesi prensibine vurulan bir darbedir. Hakkıyla, bir demokratik bir yarışla seçimleri kazanan İmamoğlu’nun mazbatası uydurma gerekçelerle iptal edilmiştir.

“YSK uydurma bir gerekçe ile seçimleri iptal etti.”

Seçimlerde hep merak edilen detayları aktarmak isterim. Başta 29 bin fark vardı, 16 bine düştü deniliyor. Sandık başında yapıla hatalar ve kaydırmalar neticesinde olan hatalar düzeltildi ve fark 20 bin kadar olduğu görüldü. Ardından geçersiz oyların yeniden sayımına karar verildi. Bu hukuken mümkün değildi. Sandık başında itirazların yapılması gerekirdi. AK Parti kampanyasında mührünü ampule bas diye yaptığı için, sandıktaki geçersiz oylar sayımında görüldü ki bazı oylarda birçok seçmen mührü pusulada ki aşağıda bulunan boşluğa değil de AK Parti’nin ambleminin üzerine basmışlar. O amblem biliyorsunuz siyah, mühür de siyah. Ve dikkatli bakıldığında ancak oraya basıldığı görülüyor. Yani doğal olarak sandık başındaki görevliler pusulada ki alt boşluğa bakıyorlar ve göremiyorlar. Neticede yaklaşık her 6 sandıktan 1’inde 2000 oydan 1 tanesinden bahsediyoruz. Bu şekilde oy kullanılan ve sayılan oylar yeniden sayılma neticesinde geçersiz oylar da geçerli sayıldı ve farkın 13 bin düzeyinde olduğu ortaya çıktı. Buna rağmen YSK uydurma bir gerekçe ile seçimleri iptal etti. Bizim ittifakımıza ve Sayın İmamoğlu’na büyük bir haksızlık yapıldı.

“İMAMOĞLU’na hem de partimize yönelik karalama kampanyaları içindeler.”

Seçimler Türkiye’de adalet içerisinde yapılmıyor. İktidar partisi devletin imkanlarını kullanıyor ve medya da büyük bir kontrole sahipler. Ekrem İmamoğlu’na hem de partimize yönelik çok büyük yalanlama ve karalama kampanyaları içerisindeler.

Prof. Dr. İbrahim KABOĞLU

(CHP İstanbul Milletvekili)

“Kadir Topbaş bir gece yarısı görevinden alındı.”

Yıl 2014, İstanbullu seçmenler sandık başına gitti, seçimlerini yaptılar ve İstanbul büyükşehir belediye başkanlarını seçtiler. Üstelik bu belediye başkanı oy vermiş olalım-olmayalım bizim hemşehrimiz, Yusufelili. Fakat bu kişi yani Kadir Topbaş bir gece yarısı görevinden alındı ya da istifa ettirildi. Hala biz Kadir Topbaş’ın görevini tamamlamasına 16 ay kala neden görevi bıraktırıldı bunu bilmiyoruz. Tıpkı Balıkesir, Ankara, Bursa, Niğde, Düzce ve birçok yer gibi…

“YSK Anayasal emre uymadan, gerekçe yazmadan seçimleri iptal etti.”

Yıl 2019… 31 Mart seçimleri yapıldı, sonuçlar alındı ve sevgili Yunus Emre açıkladı ayrıntılı olarak. Aslında fark 20 bindi. Bütün geçersiz oylar sayıldı ve 14 binde sabitlendi. Fakat YSK’ya Cumhur ittifakı eş başkanları ‘iptal et’ dediler. YSK’da Anayasal emre uymadan, gerekçe yazmadan seçimleri iptal etti. Ama şu 2 hususu kullandı. 1, ‘sandık kurulları usule aykırı olarak oluştu’ dedi. 2, ‘sandık kurullarının usule aykırı oluşmasının yanı sıra sonuca etkili bir durum oluştu’ dedi ve seçimleri iptal etti. Ama 31 Mayıs günü bir karar verdi ve 31 Mayıs günü verdiği kararda aynı sandıkta devam edeceğiz dedi. Aynı kurullarla, aynı ilçe başkanıyla, aynı ilçe kurullarıyla devam edeceğiz dedi. Böylece 6 Mayıs’ta yaptığı, verdiği kararın gerekçesini ortadan kaldırdı. Biz CHP hukuk heyeti olarak sonuca etkili olan sandıklar, çevreler, olan ve olmayanlar araştırmasını yaptık. Çünkü YSK bunu ortaya koymak zorundaydı. Madem ki büyükşehir başkanlığı seçime etkili diye iptal etti, neden ilçeleri iptal etmedi?.. Neden Meclis üyeliklerini iptal etmedi?.. Neden muhtarlıkları iptal etmedi?..

“İktidar ‘hayır, ben iktidarı seçim yoluyla vermek istemiyorum’ dedi.”

Bize YSK seçimin neden iptal edildiği konusunda bu durumu açıklamadı… Biz CHP hukuk heyeti olarak araştırdık. Nasıl ki Sayın Topbaş ve birçok belediye başkanı gibi görevi sona ermeden görevleri bıraktırıldı, işte burada da 25 yıl İstanbul’u yönetmiş bir parti Ekrem İmamoğlu kazanınca, CHP’nin 70 yıl önce yaptığının tam tersini yaptı, ‘hayır, ben iktidarı seçim yoluyla vermek istemiyorum’ dedi. Ben hukukçuyum, şu anda Anayasa hukukçusu kimliğim ile konuşuyorum. Eğer YSK kararı gerçekten hukuki ir karar olsaydı CHP vekili olduğum halde ‘evet, haklıdır’ derdim.  Kuşku duyanlar varsa, CHP Hukuk heyeti olarak sorumlusu bendim. Dileyen herkes ya http://ibrahimkaboglu.org/  sayfasına girin ya da CHP’nin sitesine girin, bakın. ( CHP’nin resmi sitesinden 53 sayfalık, Prof. Dr. İbrahim KABOĞLU’dan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptali değerlendirme raporu’na,https://www.chp.org.tr/haberler/prof-dr-ibrahim-kabogludan-istanbul-buyuksehir-belediye-baskanligi-seciminin-iptali-degerlendirme-raporu linkinden ulaşabilirsiniz.)

“6 Mayıs’a Kara Mayıs demek durumundayız.”

Maalesef 6 Mayıs 2019’da verilen bu karara Kara Mayıs demek durumundayız. Bu kara mayısı tarihimizden silip atmak için 23 Haziran’da demokrasi için oy verelim, Türkiye’nin demokratik geleceği için oy verelim. Sandık başına gidelim ve demokrasi için oy kullanalım…

Gerçekleşen buluşmada diğer Milletvekilleri de 31 Mart ve 23 Haziran İstanbul Büyükşehir seçimlerine dair konuşmalar yaptılar ve Artvinli hemşehrilerinden Ekrem İmamoğlu için destek istediler.

Program tolu fotoğraf çekimi ile son buldu.

 

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here