Her yapılan maç, seyredildiği halde; yorumu yapılır, tartışılır. Kimi hakemi, kimisi en pahalı futbolcuyu suçlu bulurken, bir bakarsınız, seyircilerde suçlanır, takıma moral vermediği için. Suçlu ya, şansı da devreye sokarlar takımı kurtarmak adına. Kötü kadrodan, kötü oyundan, maçı kazanmak için mücadeleden hiç mi hiç söz edilmez. Ne var ki, bütün başarıların altında, kazanmak mücadelesi yatar.

Çanakkale savaşında, Mustafa Kemal, tüm cephelerin komutanlığını alınca savunma halindeki orduyu, hücum emrine geçirir. “Ben size, savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum. Biz düşmanla burada çarpışırken, arkadan gelen birliklerimiz burayı alacaklardır.” Kahraman 57. Alay, Çanakkale destanının kahramanları, yüz akı, adına büyük anıtlar yapılan alayın hikayesidir.

Çanakkale’den geçerken, boğazın en güzel güney şafağına, Mehmetçik ve “DUR YOLCU” rölyefi; şanlı tarihimizin ve Mustafa Kemal destanının kalplerden silinmeyecek vefa borcunun kutsallaşan sembolü işlenmiştir.

***

CHP’de, tüm ekranlarda konuşan görevli kişiler, çok çalıştıklarını, bütün önlemleri aldıklarını, tüm sandıklarda görev alacak kişilerin kurslarda eğitildiklerini, bir milyon kayıtlı üye olduğunu, gururlanarak, milletin gözünün içine bakarak söylediler. AKP’nin ise on milyon kayıtlı üyesi var partide.

Sandıkta görev yapacak kişiye en az beş yüz lira ücret vermelilerdi. Görevli kişi, ıslak imzalı tutanakları, ilçe seçim kurulundaki görevli kişiye veya ilçeye getirip teslim ettiğinde de ücretini anında almalıydı. Bakın sandıklar nasıl korunur, oylar nasıl anında partiye ulaşırdı.

“SEN, SEÇİLENLER !” akşam herhangi bir lokantada veya evinde; rakını, kahveni veya çayını yudumlarken; sandık görevlileri, sabahın beşinden, gecenin ikisi veya üçüne kadar, 22-23 saat bir sandviçle, aç, susuz, tuvalete dahi gitmeden, yorgun, bitkin niçin beklesin ki?…

Milletvekilleri, belediye başkanları veya İl Genel Meclis Üyeleri, partiye adaylıklarını bildirirken, partiye( sandık görevlilerine ve sandığa gelmede zorlukları olan engellilere ait ulaşım giderleri düşünülerek, o ilin parti yönetimi, masrafı, karşılayacak parayı, müracaat edenlerden almalı) parayı vermeli seçim gideri adına.

İnsanların duygularını sömürerek, riske masrafa girmeden, unvan sahibi olmayı yıllardır bu parti de sürdüren kişiler, bu partinin iktidara gelmesine engel oldular.

Mustafa Kemal’in partisi, aydınlanma, demokrasi, özgürlük adına hiç mi hiç mücadele vermedi. Partiye toplanan birkaç kuruş aidatlar ve diğer gelirler, onlarda, çikolata çelenk parası olarak gösteriliyor.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sohbetlerinde, CHP vekilleri, MKYK üyeleri için, “BARON”lar diye hitap ederdi. Bu söze bende katılıyorum. CHP, halkın partisi olmaktan çıktı. Atatürk’ten sonra da; bu partiyi toparlayıp, iktidara taşıyacak lider gelmedi. Çok partili sisteme geçtikten sonra, 1946’dan beri partiyi birkaç koalisyon hükümetleri dışında; iktidara getirmediler. Çarşafa, türbana, altı ok rozetini takan, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı olarak gösteren, Mehmet Bekaroğlu’nu, Üsküdar Emekli Müftüsünü, Demirel’in damadı, İlhan Kesiciyi, AKP kurucusu Abdullatif Şener’i…  vb. Milletvekili yapan, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı yapılması sırasında, Trabzon milletvekili Haluk Pekşen, CHP’den cumhurbaşkanı olmak istedi diye, parti; ceza olarak, 24 Haziran seçimine, vekillik listesine Haluk Pekşen’i almadı, çizdi.

Diyarbakır’ın 12 milletvekili var. Sezgin Tanrıkulu bir zamanlar, Diyarbakır Barolar Başkanlığı yaptı. Bu kişi partili ve de çok değerli ise parti için, göster Diyarbakır’dan bari bir milletvekili alsın CHP. Gürsel Tekin Kars’lı. Kars eskiden CHP’nin kalesi idi. Şimdi CHP’nin adı okunmuyor Kars’ta. Baykal yerinden kalkamıyor, listeye alınıyor. Niçin böyle hatalar üst üste?

Gençleri, kadınları taşıyın partiye. İstanbul’un, dünyanın en büyük baro başkanlığı yapmış Profesör Ümit Kocasakal niçin listede yok, çok zayıf kalırdı, BARONLARIN çıtasında değildi galiba? Nerede Haluk Koç’lar, Hurşit Güneşler? Devrimci partililer? Yönetimin kıyma makinasında yok olup gidiyorlar. Yarın yapılacak belediye seçiminde de aynı düzen devam edecek, birkaç ilin dışında sonuç aynı olacak. AKP’de yaş ortalaması 30-40. CHP’yi de siz söyleyin. Öztraklar en az 50 yıldır vekil çıkarır. Tekirdağ partinin kalesi durumunda, komutanı değişmedi nedense?

SODEP’ten beri, partiliyim. Partinin milletvekilliği hariç her görevinde bulundum. Her oyu verirken, partinin ülke kaderinde önemini düşünerek listedeki kişilere değilde, kuruma oy veriyorum.

***

Muhalefet partilerinin en büyük başarısı ve hizmeti, iktidar partilerinin yaptıkları yanlışları önlemek, mani olmaktır. Tüm demokratik ülkelerin iktidar ve muhalefet çalışmalarının kuralıdır bu. AKP, güçlü muhalefeti olmayan bir ortamda eğitimde, sağlıkta, ekonomi de, özelleştirme de, daha da önemlisi; yargıda ve orduda istediklerini hiçbir engele rastlamadan huzur içinde yaptılar. Erdoğan, Devlet Hastanelerini ve Sigorta Hastanelerini, birbirine bağladı. “Emekli, sigortalı yok” dedi. Bütün kamu tesislerini halka açtı. Yaz tatilinde; isteyen halktan biri; öğretmen, polis evi, vilayet evi, ordu evi gibi; Vali, subay tesislerinde kalacaklardı. O tesisleri merak edenler veya hayıflanan kişiler, yatıp kalkacaklar, tatilini yapacaklardı. İzler birbirine karıştı, İyi mi oldu? İlk bakışta doğru gibi görünse de, sürü tersine döndü. Devlette liyakatlik ayaklar altına alındı.

Son dönemlerde hastanelerde; doktorların dövüldüğü, ağır yaralandığı, artık normal sokak kavgaları sınıfına girdi ama; kim farkında? Okumuş kesime, hıncı olan kesimin istedikleri fazlası ile olmuştu. Erdoğan Menderes’in, Erbakan’ın, Demirel ve Özal’ın yapmak istedikleri halde yapamadıklarını; dinci ve muhafazakârları iyi yönlendirdi ve partisinde topladı.

Bilim ve aydınlanmadan yana olan, çağdaş Köy Enstitülerinin karşıtı olan, İmam Hatip okullarının devlet desteği ile hızla çoğaltıldığı, eğitimin gözdesi olması; iktidarın altın nesiller projesidir.

AKP’nin 16 yıldır iktidarda kalış başarısının altında, 60-70 yıldır, alt tabakaların kindar ve öç birikimidir. Hiç kimse bundan söz etmiyor. Kubilay’ın şehit edilişinden tutunda, Atatürk heykellerine saldırış, hakaret, laikliği dinsizlik olarak tanımlama. Bunun en güzel yeri SEÇİM SANDIKLARI. Yılların biriktirdiği kini, öfkeyi, dini söylemlerle de güçlendirerek, darbeyi indiriyor OSMANLI kafası ile.

İşte, aslı olmayan emperyalist yalanların Türkiye üzerindeki oyunların etkisini kaldıracak bir CHP olmadı. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, okulların sınıf duvarlarında asılı kaldı. Öğrencilere; o hitabeyi iyi anlatan değer bilen öğretmenlerin de sayıları her geçen gün gittikçe azalıyor.

***

KILIÇDAROĞLUNUN DEMOKRASİ AŞKI

Kılıçdaroğlu CHP listesinden 2 milletvekili Saadet Partisine yer verdi, seçilen vekiller daha yemin etmeden, partisine geçti. Meral Akşener’in seçime girmesi için 15 vekil istifa ettirip, iyi partinin seçime girmesini sağladı. İyi partinin milletvekilleri, Bahçeli’nin elini öpüp, bozkurt işareti yaparken, CHP Meclis Başkanlığı seçimine Erdoğan Toprak’ı aday gösterdi. Erdoğan Toprak, 144 CHP milletvekiline karşı, 133 oy alırken ittifak yaptığı İyi parti ve Saadet partisinden bir oy gelmedi. İşte Kılıçdaroğlu vizyonu ve demokrasi anlayışı!

81 ilden; CHP partisi, 24 ilde milletvekili çıkaramıyor. Yani kaba tabirle, sıfır çekiyor, Cumhuriyet Türkiye’sinde, Cumhuriyeti kuran parti. En acısı da, yönetimin en ön saflarında olan, Diyarbakır, Kars, Erzincanlı olan vekillerin illerinde, CHP’nin adı yok. Ben ve benim gibi düşünen binlerce seçmen kitlesi, bu kişileri artık oralarda(delegenin oyunu olarak gelip) partide görmek istemiyoruz. Onun için bu kurultay gerekli ve olmalı.

İşte; yarın yapılacak yerel seçimlere de, CHP, bu tüzük, bu kafa ve de bu yönetim kadrosu ile girmek istiyor.

ATATÜRK’ün, “MİLLETİN EFENDİSİ” dediği köylü, Erdoğan’ın saflarına geçti. CHP’nin, delege ağaları, hantal “BARONLARI” sayesinde…

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here