Cumhuriyet kadar aydınlık kadınlarımız.

Bilgimizi birikimimizi becerimizi aktardığımız işlerle, kah aile içinde  özveriyle meşakkatle gösterdiğimiz emekle, kah hepsini birden üstlenerek yaşam yolunda ilerliyoruz.

Biliyoruz ki kadın kalkınmadan gençlik kalkınamaz, ülke kalkınamaz. Eğitimden yararlanamayan, nitelikli eğitimini tamamlamayan kadınlarımızı ve birçok iş uygulamasından, kültürel normlardan kaynaklanan engelleri görmezden gelerek kalkınmayı hedefleyemeyiz.

Bugün hala öğrenim görmeyen, çalıştırılmayan kızlarımızdan, erkek iş gücüne ikame görülen, eşit işe eşit ücret almayan, kayıt dışı çalışarak gelecek güvencesi olmayan kadını konuşuyorsak sorumlu yalnızca tek değildir.

Ucu cinsiyet ayırımına dayanan gel-git eğitim politikalarının sonucunda eğitimini yarısında sonlandıran kızlarımızı görmezden gelerek kalkınmayı hedefleyemezsiniz.

Gerici ve Cumhuriyet devrimleriyle bağdaşmayan, kadını hedef alan her türlü söylem ve uygulamanın karşısındayız.

Bu ortaçağ kalıntısı zihniyetle mücadelede eğitimcilerimizle, medyamızla, siyasilerimizle birlikte topyekun hareket etmek zorundayız.

Cinsiyet eşitsizliğini tümüyle ortadan kaldırmak, kadının eğitimini ve buna bağlı olarak istihdamını artırmak için kadının siyasette, mecliste, karar mekanizmalarında görev alması kaçınılmazdır.

Anayasamızdaki ‘TEMSİLDE ADALET’ uygulanmak zorundadır. Eşit temsil, eşit katılımın olmadığı yönetimlerde kadınların maruz kaldığı sorunlara çözüm üretilemez.

Kamu politikaları düzenlenemez.

Kadınları seçim zamanları önemsediklerini gösterme yarışına giren siyasiler, kolayını bulup bir karanfile  indirgeyivermişler. Önümüzdeki yerel seçimler için kadın adaylarına bakalım:

Vatan Partisi   :62

CHP                :29

AKP                :21

İYİ Parti          :16

MHP               :13

Saadet Partisi :13

HDP                :29

Meclisteki Partiler sınıfta kalmış!

Bunun için hukuki ve yasal düzlemde, parti tüzüklerinde, düzenlemeler yerine getirilmeli, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak kadının toplum içinde yaşadığı sorunları çözmeye odaklı uygulamalar zorunludur.

Emperyalizm uzantısı bölücülerin, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının ‘İnsan hakları, kadın hakları ‘ söylemleriyle kadını kullanmaları yıllardır başvurdukları bir yöntem.

100 yıl önce de vatan topraklarımızı almaya, onurumuzu varlığımızı yok etmeye, ekmeğimizi sömürmeye çalışan medeniyet maskeli güçlere karşı nasıl mücadele verdiysek, bugün de kendimizi, vatanını seven her Türk kadını gibi aynı mücadelenin içinde görmeliyiz.

Zira, yabancıların eline geçen, satılan kurumlarımız, söndürülen fabrika bacalarımız, tırpanlanan tarımımız, üretimimiz, metalaşan eğitimimiz, yeni dünya düzenine göre konuşan kimi siyasilerimiz, STK larımız, kadınlarımızı gençlerimizi duyarsızlaştıran, edilgen kılan TV programları ile kimi medyamız, emperyalizmin değirmenine su taşımaktadırlar.

Bu değerler yıkımı altında ezilen Türk ulusu, değil kadın istihdamını, kadının gelişimini sağlamak, kazandığı yasal düzlemdeki haklarını bile tartışır hale gelecektir.

Buna izin vermeyeceğiz. Vatanımıza sahip çıkacağız, üretimi harekete geçireceğiz, çocuklarımızın kadınlarımızın eğitimle donanmasını sağlayacağız.

Karar mekanizmalarında olmaktan çekinmeyeceğiz.

Cemal Süreya’nın şiirindeki gibi Önce kadınlar ve çocuklar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here