“DİRENİŞ”
Fransa Ulusu; 1789 Fransa İhtilali aydınlanma hareketi ile Avrupa ve dünyaya insan hakları ve özgürlükleri açısından büyük katkılarda bulunarak; esin kaynağı olmuştur. Özgürlükçü heykeltıraşlar (yontucu), ressamlar, yazarlar; bu ülkede rahat nefes almış ve ünlü yapıtlarını da yaratmışlardır. Rodin, Mone, Mane, Picasso, Volter, J. Jack Russo, Victor Hugo, Balzac ve niceleri…

1968 Kuşağı da, Fransa da; hükümet özgürlüklerin ve yaşam haklarının kısıtlanması, basına müdahale eder. Hükümet tutumuna tepki olarak, Paris Üniversitesi(Sorbonne) öğrencileri eyleme geçer ve tüm dünyada yankı bulan eyleminde ateşini yakarlar. Polis Üniversiteye girer, beş yüz üniversite öğrencisi tutuklanır. 11 Mayıs 1968 günü üç büyük işçi sendikası grev kararı alır. Ve halkta bu olaya seyirci kalmaz. Grev ve öğrenci hareketlerinin yanında olur. Bu olaylar da bir kişinin burnu bile kanamaz.

Altmış Sekiz kuşağı; 1789 Yeni Çağı başlatan Fransız Devrimi gibi; tüm dünyada; özgürlüklerin ve kaliteli yaşamın simgesi olur.
***
Taksim Gezi Parkı Eylemi de; Mayıs ay sonlarında; üç beş ağacın kesilmesiyle başlamış gibi görülse de; on yılların birikimi olan; özgür yaşama müdahale edildi. Yenilene, içilene, giyilene, konuşulana karışıldı, sindirilmiş bir halk kitlesi yaratıldı. Ulusal bayramlar kutlanmaz; Türk kelimesi, T.C. Resmi kurumlardan silinmeye başlandı. Hele Atatürk Türk ulusuna ihanet eden bir kişi haline getirildi. Devletin en üst düzey komutanları, yurtsever kişileri uydurma iftira ve söylemlerle tutuklandı. Sayın Başbakan da; ben bu mahkemenin savcısıyım diye talihsiz bir beyanda bulundu. Ülkedeki Alevi yurttaşları hiçe sayarak; üçüncü köprüye kırk elli bin Türkmen’i katleden padişahın adını vermesi, Reyhanlı da ölen kişilere de elli iki sûnni vatandaşım demesi; ülkede kişileri sınıflandırma; taraf karşı taraf yapma politikası %50 seçmenim işaretimi bekliyor diye meydan okumaları. Benim bakanım, benim vekilim, benim valim, benim memurum ve benim halkım vs. vs.

Bunlar Cumhuriyetle idare edilen ülkelerin başbakanına uymayacak ve yakışmayan benzetmeler ve tümceler. Olmaması gereken sözlerdir.
***
“Altmış Sekiz Kuşağı” Sorbonne Üniversitesini destekleyen Fransız Ordusunun benzerini Taksim Gezi Parkında; ÇAPULCULAR; İstanbul Halkı, Beşiktaş Çarşı Halkı, Spor Kulüpleri desteklerken; asıl sevindirici olanı tüm Türkiye’ye ve Tüm Dünya’da aynı anda, yayılmış olması. Ayrı dilleri, ayrı dinleri olan ulusların; Parkın simgesi olan; DURAN ADAM-KIRMIZI GİYSİLİ KADIN gibi; DİK DURMA – KIRMIZI GİYMEYİ uygulamaları… Bu şunu gösterdi ki; ÖZGÜRLÜĞÜN, ÇAĞDAŞLIĞIN; müzik gibi dili kullanımı aynı.

Yazımın başlığını; DÜŞÜNEN VE DURAN ADAM yaparken, ERDEM GÜNDÜZ (Düşünen Adam), kırmızılı kadın – Türkiye’de İslamcı bir partinin iktidarda olduğu; yapılan işkencelerden korkmadığını; Korku ve zulmün karşısında; Dik durduğunu – durulacağını ve de kaçılmayacağını yürekleri ile tüm Dünya’da örnek olmuşlardır. Atatürk Gençliği ve Türkiye’si akabinde, Mısır’a da ESİN kaynağı olmuştur.
***
Tüm Dünya da ve Türkiye de geç vakitlere kadar olayları destekler, yaralıların desteğine koşarken, birkaç TV nin ve gazetenin dışında, diğer tüm TV kanalları; yemek programları, yarışmalar, pembe dizilerle program yapıyorlardı. Bu olaylarda dört vatandaşımız öldürüldü. Onlarcasının polisin attığı biber gazının metal şişeleri ve plastik mermilerle gözleri kör oldu ve sakatlandı. Polislerin gazabından kaçan kişiler, Harbiye Ordu Evi’ne, Divan Oteline, Bezm-i Alem Camisine sığındılar. Yaralılara, doktorlar, halk yardım etti.

Sayın Başbakan, olayları durduracağına; eylemcilere –ÇAPULCU- Divan Oteli yaralıları ve sığınanları içeri aldığı için, tehdit ve takibe, yardım eden doktorlara soruşturma, Camiye, ayakkabılarla girdiler ve içki içtiler diye ithamda bulundu. Halbuki Cami İmamı içki içilmedi diye de olayı yalanladı.

Suriye’den kaçanlara, maaş bağlanır, yatacak kalacak, kamplar kurulurken; Başbakan kendi halkını öldüren işkence yapan polislere de ” SİZLER DESTAN YAZDINIZ” diye ek maaşla ödüllendirdi…

Her ulusun tarihinde; Ulusal kahramanları ve ulusal destanları vardır Bizim de tarihimizde kahramanlarımız oldu. Son ulusal kahramanımız; Mustafa Kemal Atatürk, Kuvayi Milliyeci silah arkadaşları ve kefensiz yatan kahraman şehitlerimizdir.

Destanlarımız ise; Ergenekon’dan başlayıp; Çanakkale, Dumlupınar, Sakarya, Büyük Taarruz Savaşları, Fransızlara karşı; topraklarını işgalden kurtaran, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Gaziantep… Türküleriyle; Dadaloğlu, Pir Sultan, Köroğlu ve Antepli Şahin, Yörük Ali Efe… Gezi Parkı’nda polislere direnen günümüz kahraman şehitlerimizde, Türkülerimizde yerlerini alacaklardır. AKP Bakanının “Duyduğum da, asabım bozuluyor” diye rahatsız olduğu, Cumhuriyetin Onuncu Yıl Marşı, Bakan ve kendisi gibi düşünenler hariç, Her Türk Ulusunun göğsünü kabartan ulusal coşkumuz, heyecanımız, destanımızdır.
Polislere; “DESTAN YARATTINIZ” dediği GEZİ PARKI FACİASI; MENEMEN OLAYI benzeri olup, tarihte yerini alacaktır.

Paylaş
Önceki İçerikGÖSTER GEZİ GÖSTER
Sonraki İçerikSOYUT AMA SOMUT

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here