Dostluk; paylaşmak, güvenmek, fedakârlık ve açık sözlülüktür.

Gelecek yaşandıkça hayal kırıklığına dönüşmesi sonucu geçmiş özlemi belirdiği vakit sarf edilen cümle.

Eski günler güzeldir elbette; çünkü güzel zamanlar hatırlanır çoğunlukla. Gelecek risklidir geçmiş ise garanti. Dostluk bir insanla her gün telefonda 3-4 kez konuşmak, bir kişinin hayatını ve yaşadıklarını derinlemesine bilmek değildir ya da sürekli görüşmek de değildir. Mutlu olduğumuzda çok insan bulabiliyoruz yanımızda ya mutsuzken. İşte, ‘dostluk bir mum ışığına benzer, karanlık hakim olduğunda belli olur’ derdi Mustafa SEZGÜN abim.

“Bir gün bunalırsan ve sıkıntını paylaşmak istersen beni ara Ekrem’im, seni belki güldüremem ama söz veriyorum seninle birlikte ağlayabilirim canım kardeşim.” derdi.

Keşke hepimiz senin gibi hoşgörülü ve anlayışlı olabilseydik. Bugünlerde ise bize en çok ihtiyaç duyduğumuz bir şey dostluklar olmalı. O’na sadece neyin doğru olduğunu söylemek, üzerinde istediğin baskıyı kurmaya çalışmak, kendi doğrunu kabul ettirmek değil sadece “Dostluk” olmalı. O’nu kırmadan saygı ile dinleyebilmek, sevgi ve şefkat ile o’nu teselli edebilmek, söylediklerini, eleştirmeden anlayabilmek olmalı.

Evet abim; sen bize hayata gülen gözlerle bakıp, bunları öğrettin.

Sen rahat uyu, inanıyoruz ki zaman içerisinde tüm Beykoz senin bilinmeyen yönlerini öğrenecek ve onlardan yararlanacaktır. Ölümünde bile eğitici kimliğini yine gözler önüne serdin.

Ozan arkadaşımın söylediği gibi; “Işıklar İçinde Yat Mustafa Ağabey”.

Paylaş
Önceki İçerikKENTLEŞME
Sonraki İçerikGEREĞİ NEYSE YAPILSIN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here