Yıllar hayatımıza çok şey katar, yaşanmışlıkların veya onlardan artakalanların biriktirilmesidir ve bunun adına tecrübe denilebilir. Aslında doğrudan yaşanmışlıkları biriktirmeyiz onları rastlaştığımız koşulların değerleriyle yorumlayıp veya çok sevdiğim kelimecikle ifade edeyim mayalayarak saklarız Bu saklananlar bizim hazinemizdir.

Geçtiğimiz yıllarda her konuda söz söyleyebilen fikri veya becerisi olanlara özgüven sahibi dendi. Özgüven sahibi çocuklar yetiştirme hareketi başladı. Ancak ters giden bir şeyler vardı… Değerlendirmeler bu insanların suça daha çok bulaştığını ortaya koydu.  Maalesef ki özgüven ile narsizm kavramlarının karıştırıldığı, pek çok konuda suç işleyenlerin aslında özgüveni yüksek değil yükseklik kompleksi olduğu anlaşıldı. Yani hata yapanların çoğu kendilerine güvenmeyip değersizlik duygusu hissediyor ve bunu da narsizm ile kapatıyor. Bu paragraf Dr. Özgür Bolat’a ait…  ‘Özgüven ve Başarı mutluluk getirir mi?’ başlıklı yazısından faydalandım.

Peki, özgüven deyince ne anlamalıyız… Gelin buna kendinle barışık olma hali diyelim ve diğer detayları bilim insanlarına bırakalım. Ve kendi çapımızda yaşadığımız olayları paylaşarak hayatımızı güzelleştirmek adına bir adım daha atalım. Ve affınıza sığınarak belirteyim anlattığım örnekleri ilk kez duymayacaksınız. Yani daha önce dinlediniz ya da okudunuz. Ancak lütfen değerlendirme değil paylaşım olarak kabul ediniz.

Rahmetle andığım Ahmet Priştina gazeteciler tarafından sıkıştırılmış, bir tür ablukada toparlandı ve buyurun dinliyorum dedi… Soruyu hatırlamıyorum zaten önemli olan soru değil. Cevap ve davranış biçimi… ‘ Sorunuz teknik bir konu buna ben cevap veremem… İlgili daire müdürüme sormalıyım. İsterseniz planlayalım siz gelin cevabı doğrudan uzmanından alın…’
İşte bu benim için ders niteliğinde bir davranıştır. Bilmediğini konuda ahkam kesmek yerine ‘Bilmiyorum ama öğreneyim ya da konu bir uzmanın alanı o size anlatmalı’ diyebilmek yücelik ve tam bir özgüven göstergesidir.

Yine bir anı… Zülfü Livaneli İstanbul Belediye başkanlığına aday olmuş. Etrafında gazeteciler, ancak sanki herkes soru sormak yerine ezmek hevesinde… Ben ilk soruya çok dikkat ederim. Tabii cevaba da, çünkü sonrayı o ilk soru belirler.  Evet, İlk soru geldi… Sayın Livaneli, siz sanatçısınız belediye başkanlığını nasıl yapacaksınız… Şeklinde geldi de soru ama gizlediği ‘Otur oturduğun yerde, sen ne anlarsın bu işlerden’ bakışıyla geldi. Ve tabii ki hala gözümde kulağımda hatta hayatımda iz bırakmış cevap… Sizce, beş yıldızlı bir otelin müdürü patlıcan musakka yapmayı bilmek zorunda mı? Hayır, onun işi patlıcan musakkayı en iyi yapabileni bulup getirmektir. İşte bu cevap pek çok art niyetli soruyu baştan sildi attı ve seviyeli bir program oldu.

Ve tekraren de olsa anlatmadan geçemeyeceğim, aslında noktayı da koyması açısından önemli bir anı… Rahmetle andığım Çelik Gülersoy’un başında olduğu Turing Kurumu Hidiv kasrını restore ediyor. Ben de Türkiye elektrik kurumu adına yardımcı olmakla görevliyim. Çok kısa sürede dost olduk. Unutulmaz şeyler paylaştık. Nokta dergisi röportaj yapacakmış Çelik Bey, çalışma alanında olsun istemiş ve incelik göstererek bana da yakınında olup dinleyebilme olanağı verdi. Muhabir doğrudan ‘Kurumunuzun çok parası var… Ancak harcadığınız yerlere aslına bağlı kalmak adına çok harcama yapıyorsunuz. Halk için değerli ama ulaşılmaz yerler oluşmuyor mu? ‘ diye sordu. Ve benim anılarıma yine çok değerli bir cevapla gelen öğreti katıldı.   ‘Bakınız, bu en kestirme anlatımıyla bir toplum hizmetidir. Topluma hizmet bir senfoni orkestrasında enstrüman çalmak gibidir… Herkes elindeki enstrümanı en iyi şekilde çalarsa muhteşem bir müzik oluşur. Bu benim enstrümanın ve ben bunu en iyi şekilde çalmaya çalışıyorum. Lütfen bana niye bu enstrümanı çalıyorsunuz demek yerine başka insanları siz neden bir enstrüman çalmıyorsunuz diye sorgulayın bence doğru bu dur.

İşte ben hayatımda hep bir enstrümanı doğru ve iyi çalmaya gayret ettim.
Biliyorsunuz enstrümanım tiyatro ve ben bunu çocuklara çalmayı çok seviyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here