Bir çok insan gelecek hakkında bir şeyler bilebiliyor olmak ister. Bir tarafımız geleceği bilmenin mümkün olamayacağını bilir ve kabullenir ama diğer yanımız kimi zaman ortada olan olay/durumların akıbetini kimi zaman da tamamen geleceğin bize neler getireceğini bilmeyi ister.

Özellikle de güzel ve olumlu şeyler bilmeyi isteriz. İnsanoğlunun bu isteği falları ortaya çıkarmış. Çeşit çeşit fallar var. En yaygın ve bilineni Türk Kahvesi falıdır. İçtiğimiz kahvenin telvelerinin fincanı sallama, telve kıvamı ve miktarına göre gelişigüzel oluşturduğu şekillerle yarını öğrenmeye çalışırız.

Tarot falı, su falı, el falı, yıldız falı, bakla falı… Ayrıca bizleri etkileyen kehanetler de var. En bilineni Nostradamus’un Kehanetleri.

Fallardan ve kehanetlerden anlam çıkarmaya, umutlanmaya bu kadar istekliyiz madem 1923 yılında yani neredeyse 90 yıl önce Mustafa Kemal’in verdiği bir röportajın bir bölümünü okuyun. Geleceğe dair bir şeyler mi öğrenmek istiyorsunuz? Telveden, karttan, bakladan beklemeyin. Geleceği akılla ve mantıkla gören ve yorumlayan kişilere kulak verin. NOKTA…

“Bir gün, cihan harbinden sonra Ortadoğu’da kurulan suni devletlerin halkları

ayaklanacaktır. O gün geldiğinde, yeni kurduğumuz cumhuriyetimizin yöneticileri, bu halkların değil emperyalist güçlerin yanında yer alırsa aynı akıbete kendileri uğrayacaktır ve Kurtuluş Savaşı’nda yedi düvele haddini bildiren Türk halkı onların da hakkından gelecektir…”

Mustafa Kemal ATATÜRK.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here