GEZİ PARKI

30 Mayıs 2013 Türkiye ve Dünya tarihine atılan imza oldu.

Parkına ve ağaçlarına sahip çıkmak adına direnenler, bütün ülkeye dalga dalga yayılan direnmeleriyle Taksim adını bir kez daha ölümsüzleştirdi.

Polisin orantısız güç kullanmasına da, Başbakanın tehditkâr üslubuna da direndi.

Elinde silah olmadan siyasi bir söylemi olmadan direndi.

Her gece evlerinde tencere tava aynı havayı söyleyen milyonlarla birlikte direndi.

Park bizim ağaçlar bizim dedi. Oradaki ağaçların köklerinden kopartılarak canlarına kıyılmasına karşı dururken; maalesef bu gün itibariyle 3 direnişçi ve 1 polis memuru olmak üzere 4 can yaşamdan kopartıldı.

Sayısı net olarak verilmese de yüzlerce yaralı var.

Bu inatlaşma ilk günden itibaren uzlaşmacı bir tavırla çözülme yoluna gidilse bu gün istenmeyen hiçbir tablo yaşanmazdı.

Yüzde elli bizi seçti biz bu projeyi onaylattık dolayısıyla yapacağız yerine, diğer yüzde ellinin de bu hükümeti seçmediği ve bu projeyi onaylamadığı dikkate alınmalıydı.

İş matematiksel boyuta taşınırsa olay yarı yarıya demektir. Dolayısıyla yarıdan bir fazlasının olmadığı bir tercih uygulanmaya konulma noktasında üzerinde çok ama çok daha fazla düşünülmeyi gerektirir.

En son Başbakanın temsilcilerle yaptığı toplantı mutlaka olumlu bir ifade taşısa da yeterli değil.

Temsilciler sadece kendilerini temsil eden direnişçiler olduklarını ve parktaki diğer direnişçiler adına konuşamayacaklarını söylediklerine göre kimle nasıl bir çözüm yoluna girilmesi hedeflenmektedir.

Belki Başbakana çözüm noktasında en uygun düşünce namı değer Polat Alemdar diye tanıdığımız Necati Şaşmaz’dan geldi. Necati Şaşmaz NAZAR değdi dedi. Olayın açıklaması buysa bendende Başbakanımıza çözüm öneresi Gezi parkına kurşun döktürsün olay bitsin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here