İyiyiz… Yok bir sorun. Daha iyisi olabilir mi ki? Ülke Suriyeliler başta olmak üzere, Arap diyarı haline geliyor her bir gün biraz daha fazla… Ve bu şekilde Ortadoğu’ya has sorunlar da bununla beraber akın ediyor ülkeye usul usul… Bin Bir Gece Masalları yaşarız işte ne güzel!

Bilmem hangi ülkenin konsolosluğu gibi bir yerde gazeteci “katlediliyor.” T.C. ibaresi vız gelip tırıs mı gidiyor acaba birilerine? Ne cesaret bak, bak, bak! Cesaret dolu insanların yolu üzerindeki bir ülkeyiz. Ne güzel!

Hastanelerde kuyruk yok. Olmaz tabii, bilmem ne çekimi randevusu için aylar sonraya gün veriyorlar; olur mu hiç? Kuyruk yok, evde rahat rahat beklemek var; ne güzel!

Konkordato ilân eden şirket sayısı arttı. Konkordato kelimesi en cahil insanın bile dağarcığına girdi böylece… Bilgi ve kültürü gittikçe artan bir ülkeyiz; ne güzel! Ama kulağa güçlü gelen bu kelimenin fırlatılan bir adet yazar kasa kadar değeri yok; ne güzelll! Kullandığımız sakinleştiricilerin güzell etkisi olsa gerek!

Milletin “efendi”leri azalıyor… “Efendi” derken hani “milletin efendisi”ydiler ya Mustafa Kemal Atatürk’ün deyimiyle… İstatistik açıklamış, onun yalancısıyım… Çiftçi sayısı düşüyormuş ülkede… Ne güzel! Neyimize gerek ki başımıza efendi? Ne güzel!

Hangi uzman meslek erbabıyla konuşsam, yaptıkları işin Türkiye’de çok riskli yapıldığını söylüyor… Örneğin, benzin istasyonlarına ait dolu vaziyetteki depoların üzerinde cep telefonuyla konuşan adamlar gibi riskler yani en basiti… Ne güzel! Kaderse patlayacak olan patlar zaten! “Kadere” bu şekildeki bir inanışın dayanılmaz hafifliği gerçekten güzel!

Geçen gün belediye otobüsünde sigara kokusu aldım… Bir baktım şoför cama yapışmış tüttürüyor; güya gizli ama kokuyu duymamak mümkün değil zira zaten midem bulanıyor… Aldım otobüs numarasını ama şikâyet etmek hiiç gelmedi bu sefer içimden. Amaan, sıkıldım, bıktım galiba…. Bir şeyleri “aman boşver”e bağlamak da ne güzel, o şoförün özgürlük içinde İstanbul trafiğinin stresini sigarayla atıyor oluşu da… Sigaramın dumanına sarsam, saklasam seniii!

Yerel seçimler yaklaşıyor… Koltuğuna 5-6 karpuz sığdırmaya çalışanların hırslarını görmek ne güzel! Aynı şekilde “işi gücü yok, bu işler ile uğraşıyor işte” tip ve şarjı diplerde sürünen zatların yerel siyaset için kolları sıvamış olmalarını görmek de güzel! Valla kusura bakmasınlar, oyum partiye değil, adaya olacak… Zira kifayetsiz muhalefet de en az iktidar kadar çirkin olabiliyor. Dolu adam koyun kardeşim…

Güzel ya… Yani müzik, sanat, spor konuşmak isterken aslında isteksizce siyaset yazmak zorunda olmak da güzel…

“Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok” diyor ya Mevlana… Birkaç tip var çevremde… Her gün muhatap oluyorum… Herkes hassasiyet ile yediği yemeğin karşılığı olan bedeli öderken, onlar Tanrı katından muafiyetleri varmış gibi burunlarını ileriye doğru uzatarak geçiveriyorlar ya yanımdan, ne kadar güzel… Şu kadar rahat ve geniş olmanın dayanılmaz bir hafifliği olsa gerek… Nasıl bir duygu acaba? İnsan yücelten böylesi bir duyguya sahip olmak ne kadar güzel!

Yetki sahibi bir şahsın yerel seçimler yaklaşırken giderayak -benim duyduğum köylüsü, başkasından duyduğum akrabası olan bir muhteremi yardımcısı olarak göreve atadığını duymak çok güzel… Muhatap olanlarının eski görevinde başarısızlığını sıklıkla anlattıkları bu adama “ne olur ne olmaz, biz gider mideriz; evladımın daha büyük bir payesi olsun” diyerek, atamasını yangından mal kaçırırcasına seçimler öncesine sıkıştırma kurnazlığı da ne kadann güzel!

Zaten işini iyi yapanların ama sadece layıkıyla yapanların görevlere atandıkları, işlere alındıkları bir ülkedeyiz…

Var canım, çok daha var güzelliklerimiz de… Amaan yeter. Zaten kimse okumuyor… Kimin eli kimin cebinde belli olmayan, hemen her filmde babalık testlerinin yapıldığı saçma sapan senaryolu yerli diziler kadar yok ki yazdıklarımızın kıymeti… Alışmışız öldükten sonra kıymet vermeye… Muhtaç olduğumuz bu kudret damarlarımızda mevcut! Bakıyorsun güya seni anlayacak dolulukta dostların bile paylaşmıyorlar yazılarını! Okudular mı onu bile bilmiyorsun; karşı tarafta derin bir sessizlik… Takdiri olmayan güzel insanlar ile dolu bir memleket… Herkese gösterdiği değer, attığı adım kadar valla bundan sonra! Ki, bir müddettir böyle zaten bende… Ne güzel!

Güzellikler cennetinde yaşıyoruz vesselam…

Ne güzel!

Güzellikler ile kalın eyyy bu satırları okuyanlar;

hakiki güzellikler ile ama!

 

 

 

 

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here