KADINA SORDUNUZ MU?

Müge Anlı’nın ‘Güven Bana’ yarışma programında sığır yavrusuna oğlak yanıtını veren yarışmacılar izleyiciyi çileden çıkarmış.

Programın bir başka bölümünde izleyiciler yine çıldırmış.

Sebep?

Yarışmacılar 2019 yılının hangi yüzyıla ait olduğunu bilememişler.

Zamanın ve olayların azgın hızlı akışında zaman kavramına vakıf olmak için Jet Fadıl olmak bile yetmez’ diye neden-sonuç ilişkisi kurulabilir. Ama doğru yanıt bu değildir.

Çıldırın ama izlemeye devam edin. İzleyicide ve yarışmacılarda gözlenen bu durumun açıklaması medyatiktir.

Yarışmacıların hangi yüzyılda olduğumuzu bilememesi çok da anormal değil. Buna karşın ineğin yavrusunun oğlak olduğu yanıtının nedenini kestiremedim. Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına gibi eğlencelik bir şey sanırım.

Ama yüzyıl bu boru mu? Ağır yerden gelmiş. Bu Yüzyıl başlı başına sorun zaten.

Oysa çok ta haksızlık etmeyelim. Medya bu kadar ağır mı davranıyor izleyiciye? Hayır. Otomobil, eşya-meşya kazanmak için eşlerin top oynamaları, gelin hanım kızların cartlak kebabı yarışmaları, arada gelin kaynana atışmaları, çöpçatanlık buluşturmaları, çocukları da kullandıkları şarkı yarışmaları, egzotik adalarda yarışma, entrika ve nasıl ayak kaydırılır maceraları.

Velhasıl evrim kuramını güçlendirdiler. Tersine evrim!

Gelelim 21. Yüzyıl’a. Kadın üniversiteleri de varmış.  Öğretim üyeleri de Kadın mıymış? Okul bitince yalnızca kadınların olduğu kurumlarda mı istihdam edileceklermiş? (tabii var ise)

Bizde de mi açılacakmış? Kampus fanus şeklinde mi olacakmış?

Eski bir vekilimizin Japon Öğretim üyesinden aktardıklarından öğreniyoruz ki, Japon kadın üniversitelerinde iyi eş yolundaki kızlara iyi eş olma ve ev hizmetleri öğretiliyormuş. Akademik değeri yokmuş.

Yahu bunlar için dört yıl dirsek çürütmeye ne gerek var?  Evde ailede öğrenir. ( TV’nin ve sosyal medyanın bozgunculuğunu hesaba katmıyorum) Bu okulların arasında Budizm ve Hristiyanlık ile ilgili olanları da varmış.

Kadın Üniversitesi istiyor musunuz? Gençlere genç kızlara sokağa çıkıp sordunuz mu? Meclis‘e girme yaşı 18 olarak belirlenirken ve gençlerin ülke yönetiminde kararlar alması için uygulamaya geçen siyasi iradenin bu konuda gençlerin düşüncesini yok sayacağını sanmıyorum. Ayrıca ülke yönetimine talip olmasını diledikleri gençlerin, sanayide, tarımda, tekstilde, sağlıkta, madende, teknolojide, üretimin tüm alanlarında, eğitim sektöründe, sanatta, edebiyatta, sporda, yerel yönetimlerde olmasını teşvik etmeye kararlı iseniz, bunu gençler arasında, cinsiyetler arasında ayrım yapmadan, fırsat eşitliğini esas alarak hatta kalkınma planı dahilinde değerlendirmeniz gerekir. Japon Kadın üniversitelerindeki ev işleri öğrenimi (içeriğini bilmiyoruz) bizde zaten Olgunlaşma Enstitülerinde veriliyor. Hem de alası.

Günümüzde Japon kadın üniversiteleri de talep görmediği için kapanmaya yüz tutmuş ya da erkek öğrenci de kabul etmeye başlamış.

Oysa Türk kadının fanustan çıkıp Kampüs’e girişi 100 sene olmuş. Yüksek Öğrenim olanağını ilk kez 1914’te İstanbul Darülfünunun’da elde eden kız öğrenciler kendilerine verilen eğitimin erkek öğrencilerden daha az olduğunu düşünerek Şukufe Nihal başkanlığında bir öğrenci heyeti ile Maarif nazırı Ali Kemal’i ziyaret ederek erkeklerle birlikte öğrenim görme isteklerini kabul ettirirler ve karma eğitime geçilir.

Yıl 1918-1919.

1865 kız Sanayi mektepleri ve 1929 Kız Enstitüleri’nin kurulması, kızların üretime katkısı amacı güdülmesi yönünden Japon kadın üniversiteleri ile bugün bile benzerlik taşımayan keskin bir ayrımdadır. Hele hele 1940’ta kurulan Köy Enstitüleri Cumhuriyet rejiminin Simge kurumlarından olmuş, kalkınmayı hedefleyen, kız ve erkek öğrencilerin, karma eğitimde donandıkları kültürel ve mesleki bilgilerle köylerde modern kırsal bir yaşama dönüştürme görevini başarıyla yerine getirmişlerdir.

Ezcümle kadınların, ev işlerinin devamı niteliğindeki alması istenen ve toplumsal cinsiyet ayrımına dayandırılan eğitimle ekonomik sosyal hayattaki yerini buna göre temellendiren, siyasi ideolojilerin eğitim politikalarına yansımasıdır. Kadını iktisadi yaşamdan sosyal yaşamdan uzak tutma girişimleridir.

Doğru yanıt:

Bu Yüzyıl o Yüzyıl değildir.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here