Milli Eğitim Bakanlığı Çok Önemli

Saat 23.00 Kâğıthane, Nurtepe Mahallesi’nden geçerken – 2. Çevre yolu girişine yakın – rüzgâr gibi akan insan seli ile karşılaştık… Kalakaldık, araçların içinde, çaresiz…

İnsanlar çoluk çocuk, Allah muhafaza.. Deli danalar gibi akıyorlardı…

Ak parti 12 yıl oldu iktidarda. 12 yaşında olan çocuklar 24 yaşına geldi. Gençler… Bizim söylediğimizi zor dinlerler… Bilmezler Demirel”leri, Ecevit”leri, Mesut Yılmaz”ları.

“İyi evlat başkalarıyla savaşır. İyi olmayan çaresiz evlat da annesiyle babasıyla uğraşır” kuralı var ya…

AK Parti 12 yıldır iktidarda. Bu kadro ülkemizi dünyaya açtı. Didişmelerle zaman harcamadı. Ülkemizi kendiyle barışık; dünyayla barışık yapmaya çalıştı.

Yeni bir vizyona, iyi bir misyona sahip oldu. Ulaşım, haberleşme, sağlık, maliye, emniyet vs. konularda yenilikler getirdi.

Ama kendi iktidarının Hasan Ali Yücel’ini bulamadı. Milli Eğitim Bakanı en çok değişen bakanlık oldu. Hükümet kurulalı beri hiç değişmeyen bakanlar var. Milli Eğitim Bakanlığı dikiş tutturamıyor. Bakanlığa gelen muhterem zatlar nedense erken değişiyor. Hâlbuki en zor değişecek bakan, bu olmalıydı.

Bugünün çocukları Sn. Abdullah Gül’ü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı, ABD Başkanı Hüseyin Barak Obama’yı, Rusya Başkanı Putin’i gördüler. Zihinleri bizim çağlardaki gibi karışık değil. Umduğunu bulamayınca ne olur.

HASAN ALİ YÜCEL

Hasan Ali Yücel T.C. tarihinin ilk Milli Eğitim Bakanlarındandır… 1938 yılında Celal Bayar onu bakan yaptı. Hükümetler değişse de bu adamı bakanlıktan almadılar… Kurduğu Sistem öyle böyle hala yürüyor. O devirde 8 yıl Milli Eğitim Bakanlığı yaptı. Köy enstitüleri onun eserleriydi.

Bunu revize edecek bir adam ya bulunamadı. Ya da yok. Hâlbuki bugün ekmekten, sudan daha çok eğitime yeni bir ruh ve düzen getirecek, yumuşak ruhlu bir adama hasretiz…

Eğitimde öğretmen-öğrenci ilişkileri zor bir halde, bilgiler verilemiyor. Beden Eğitimi dersi var ama sporcu yok. Müzik dersi var enstrüman çalabilen yok. Resim yapabilen yok. Dil öğrenebilen yok. Öğretmeni var ama… Ürün yok. Adam üniversitede çarpmanın sağlamasını, 4 işlem problemini çözemiyor. Daha ne desem…

Öğretmenler ne dünyayı ne ahreti öğretebiliyorlar. Çocuklar, öğretmenler mutsuz. Aileler umutsuz.

Çocukları okulları bitirse bile – kendini özel olarak yetiştirme çabası olmayanlar müstesna- topluma yük olarak karşımıza çıkıyor.

Bu yıllar: 20-25li yaşlar, hayata tutunma yıllarıdır. İş, aş, ev, sevda… Bunlara dikkat edilmezse,

Umduğunu bulamayan mutsuz insanlar kitle haline gelirse: Ne dağ bakar ne tepe…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here