Bir Köy Enstitülü eğitimci olarak, okulların açılacağı haftayı öğrenciler gibi bende heyecanla bekledim. Ne var ki; ülkem ve geleceği adına, üzüntülerimi, tam olarak anlatacağımı sanmıyorum.

21.yüzyılın Çağdaş dünyasında; batılı ülkeler, bilimde, sanayide yarış içindeler. Evimizde ve üzerimizde taşıdığımız her teknolojik ürünler, onların ürettiği ve bizim de satın aldığımız ürünlerdir. Biz ise, eğitimle 1400 yıl öncede kalmış yılların yaşamını, diğer geri kalmış ülkeler gibi, ülkeye getirme yarışındayız. Bu da; eğitimde, bilimsel verilerden uzaklaşma, din okullarına ağırlık vermeden geçiyor. Bu sistemi; Emperyal ülkeler, içerdeki tarikatlar ve dini siyasi araç olarak programlarına alan sağ siyasi partilerle işbirliği yaparak başarıyorlar. 1950 D.P.’nin iktidara gelmesiyle…

***

Okulların açılmasıyla; basında ilginç görüntüler ve beyanları okuyoruz, görüyoruz. Aklın kabul etmeyeceği uygulamaları, görevli kişiler ve de öğretmenlerin yaptığına tanık olurken, öğretmenlerin bu işe nasıl bulaştığını da; ALTIN NESİL yetiştirme ve de o nesillere: “Dinine, kinine sahip çık” programının ve komutunun; bir uygulaması olsa gerek.

***

İstanbul’da özel bir ilkokulda, İslam yemini yaptırılarak derse başlanıyor. “Selamunaleyküm” ardından; “Elimde kur-an, kalbimde iman, Müslümanız Müslüman, yaşasın İslam” bir öğrenci: “Tekbir” diye bağırdıktan sonra, tüm sınıf “Allahu Ekber” diye bağırıyor. Yarın bu uygulamaların devlet okullarında da başlayacağına benziyor.

Ülke halkının, %99 Müslüman olan, 125 binin üzerinde camisi olan, Diyanet Başkanlığı bütçesi 8 bakanlığın bütçesinden fazla olan, her camisi (hemen hemen) yaz kış 24 saat klima çalıştıran bir ülkede; bilmem ki bu yemine “Cihat” içeren ne gerek var? Bu ülkenin insanları, Türkler Anadolu’ya gelmeden öncede Müslümandı. Namazını kılan, orucunu tutan, zekâtını veren, Hacca giden, kurbanını kesen bir milletti. Bu millet, ne tarikatların, softaların, ne de dini siyaset yapıp, saltanatını süren siyasilerin temennileri ile Müslüman olmamıştır, ihtiyaçları da yok. Ülkeyi, bir Afganistan, Pakistan, Irak, Suriye, Arabistan, Katar yapmaya kalkmak, bu ülkeye hizmet değil, olsa olsa ihanet olur. Okullarda program değişikliği; Cumhuriyet Atatürk konuları, Matematik, Fen, Felsefe dersleri azaltılıp, cihat, din ve ahlak bilgilerine ağırlık verilecek, programına geçiş.

Allah adına yapılan cihadın arkasından ganimet, yağma, talan çıkıyor. Bunun en önemli örneklerini; Irak Suriye’de IŞID cihatçılarına, okuduk, televizyonlarda izledik. Bilhassa Ezidi, kadınları, kızları, 50-100 dolara pazarlarda satıldı. Nice yuvalar dağıldı. İnsanlar boğazlandı.

Ülkemizdeki üç buçuk milyonluk Suriyelilerin yarıdan fazlası IŞID’ın zulmünden, cihat savaşından kaçanlar. Peygamberimiz; Tebük Seferi dönüşünde: “Küçük cihattan büyük cihada döndük.” Hadisi şerifi ile, cihadın; ganimet yağma talan olduğunu da istemeyerek söyler.

1400 yıllar öncesi, Allah adına seferlerde; ganimetler, savaşan askerlere pay edilirdi. Beşte biri de, “BEYTÜL MAL” adına devlete verilirdi. Şimdi herkesin düşünmesi gerek “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” Cumhuriyet Türkiye’sinde CİHAD’ın ne işi var?

Yoksa Yavuz Sultan Selim’in 40.000 Türkmen’i kılıçtan geçirdiği, Kahraman Maraş, Çorum ve Sivas Madımak oteli gibi günleri mi yaşayacağız gelecekte?

 

 

 

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here