Yazımın başlığı; bir şifre tarzı olsa da, duyarlı her okurumun, çok iyi anlayacağını sanıyorum.

Bazı yazar ve ozanların da kendilerine özgü taraflılıkları, bilgi birikim alanları, mesleklerinin incelikleri ve de kırmızı çizgileri diye adlandırdıkları tutkuları vardır. Benim de, Köy Enstitüsü kaynaklı oluşum; TÜRK AYDINLANMASI KUŞAĞINI temsil edenlerden olduğum için; Cumhuriyet, Atatürk ve devrimleri için; taraflılığım; tutkulu oluşum ve devletçi yanım; siz okurlarımın da dikkatlerini çekmiş olması gerekir ki; yazının başlığını; bilinçli ve anlamını geniş tutan tilcikleri kullandım. “ONDAN SONRA” Kasım’ın On’undan ve Atatürk’ten sonra anlamındadır.

***

Ölümünün 81.yılında: Atatürk’ü; kendisinin de; kendisini en iyi şekilde betimlediği; bu güzel sözlerini ve de Mustafa Kemal’in nasıl “Atatürk” oluşunun değerini sizlerle paylaşmak istedim.

Atatürk diyor ki:

“İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle iade edemem; o ben değil bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur.”!

İşte Türk ulusunun, her ulusal bayramlarda ve On Kasımlarda; bayraklaştırdığı Mustafa Kemal, kendisinin tarif ettiği, Devrimci Mustafa Kemal olarak yaşayacaktır.

Sen sadece; bir kalple yaşıyordun, yaşadın. Şimdi sen milyonlarca büyük Türk ulusunun kalbinde yaşıyorsun Mustafa Kemal…!

Ne der büyük ozan Cahit Külebi: “Sana borçluyduk ta derinden/Çünkü yurdumuzu sen kurtardın/Hasta, yorgun düşmüştük yaralarımızı iyice sardın…

Ölümünün 81.yılında; saat dokuzu beş geçe her şey durdu, sana saygı duruşuna geçti; yürüyen yayalar, giden arabalar, tarlada çalışan kadınlar. Dünya böyle bir lider yaratmadı.

Ölümünün üzerinden iki üç kuşak geçmiş olduğu halde, hala yüreklerde onun sevgisi taptaze, sımsıcak olan bir lider. Dünya’da kendi uluslarına büyük hizmet veren liderler de; Mustafa Kemal’i “Öncü liderimiz” diye anarken gurur bile duyuyorlar.

***

Mustafa Kemal; sadece Anadolu’nun değil, Ortadoğu, Afrika, Uzak Doğu, Asya ülkeleri, Küba, Latin Amerika ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmalarında öncülük ve ilham kaynağıdır. Kısacası; devrimci liderlerin komutanıdır Mustafa Kemal. Bugün Amerika’ya başkaldıran Çin’in kurucusu “MAO” “Ben ülkemde, Atatürk devrimlerini uyguladım” demiştir.

***

Doğu Asya’nın lideri Mahatma Gandhi: “MUSTAFA KEMAL İNGİLİZLERİ YENİNCEYE KADAR TANRIYI DA İNGİLİZ ZANNEDERDİM” der. Gandi, Afrika’yı; özgürlükler adına baştanbaşa gezer. On yıllarını verir. Afrika’dan giderken; arkasında; Lulumba ve Mandela gibi kişiler yetiştirdikten sonra; ülkesine döner. Koca yarımadayı, çıplak kara vücudu ile karış karış gezer. Bu gezi; dünyanın ve insanlık tarihinin; en büyük ÖZGÜRLÜK, BAĞIMSIZLIK YÜRÜYÜŞÜDÜR.

Görülüyor ki; “Güneş batmayan imparatorluk” diye anılan “İngiliz”, Mustafa Kemal’in devrimci önderliği sonu, Çanakkale Savaşında aldığı yaradan kurtulamaz ve kendi küçük adasına çekilmek zorunda kalmıştır. Ve, onun içindir ki; emperyal güçler, monarşik kafalar Mustafa Kemal’i ve devrimlerini sevmezler.

***

Ne var ki; hayatın ve güzelliklerin acı tarafları da vardır. Dünya’ya örnek olmuş lider, Cumhuriyet ve devrimleri gibi insan hayatının kalitesini yükselten, kulluktan özgür bireyselliğe taşınmış; çağdaş yaşamı, tekrar eskiye dönüştürmek için, kılık kıyafette, sosyal hayatta, eğitimde yenilikleri görmezden gelen bir düşünce ile karşı karşıyayız. Ve de Osmanlı hayranlığı.

***

Yanlışlıkları, ihanetleri, anlatmak istediğim sohbet ve yazılarımda; büyük düşünürleri yazılarımın son sözleri olarak seçmişimdir genelde.

Tebrizli ŞEMS: Bir şeyler fısıldadı bana. “BİRİ GELİR, SENİ SENDEN EDER. BİRİ GELİR SENİ SEN EDER.”

***

Mustafa Kemal ve arkadaşları için; gıyaben, Divan-ı Harbi örfi kararında idamını imzalayan ve Mustafa Kemal’in bütün nişan ve madalyalarını da söken Mehmet Vahdettin: 17 Kasım 1922 yılında İngilizlerin MALAYA zırhlı gemisine binerek üzerinde; bugün para değeri 140 milyar para ve mücevherlerle ülkeden kaçmıştır.

Ve onun içindir ki “BİZİ BİZ” eden Mustafa Kemal Atatürk’ü “İLELEBET” yüreklerimizde yaşatacağız.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here