Beykoz Belediyesi’nin her yıl düzenlediği Ramazan etkinlikleri, oldukça sönük geçti. Hemen hemen her yıl, Beykoz Çayırı’nda gerçekleşen etkinlikler bu sefer belediyenin karşısında bulunan otopark alanında gerçekleştirildi.

Beykozlu Rağbet Etmedi

Otopark alanında “Ramazan Sokağı” adı altında gerçekleştirilen ve Yöre Dernelerinin de iştirak ettiği Ramazan gecelerine, Beykozlu pek katılmadı. Beykozlunun katılmama sebepleri arasında programların sürekli aynı formatta ve dinsel ağırlıklı olması, etkinliklerin Beykoz Çayırı’nda gerçekleşmemesi olarak değerlendirildi.

Yöresel derneklerin kendine has geceler düzenlemesi Belediye tarafından, “Ramazan ayı formatına uygun olmayabilir” şeklinde değerlendirilmesi, dernek yönetimlerini zor duruma soktu. Hatta bazı dernekler, kendilerine tahsis edilen stantları başka işletmelere kiraya vermiş. Görüştüğüm bazı dernek başkanları, Ramazan etkinliklerinin iftardan hemen sonra saat 21,30 sularında başladığını, etkinliklerin çocuk programları ile hep aynı formatta devam ettiğini, doğru dürüst tanınmış sanatçıların yer almamasından dolayı Beykozlunun gece etkinliklerine katılmayı tercih etmediklerini dile getirdiler.

Etkinliklerin 300-500 kişi katılımıyla sınırlı olmasının en önemli etkenlerinden birisi de, Ramazan etkinliklerinin Beykoz Çayırı’nda gerçekleşmemesi olduğu fikri genelde yaygın oldu. Beykozluların Ramazan etkinliklerinin Beykoz Çayırı’nda gerçekleşmesi halinde daha hareketli geçebileceğini geçmiş senelerden gördüklerini söylediler.

Ramazan etkinliklerinin son günlerinde gerçekleşecek olan “Mustafa Ceceli” konserinin çok kalabalık geçeceğinin beklenildiği Beykozlunun ve yöre derneklerinin ortak görüşü.

Bir de birçok yöre derk başkanı, Ramazan etkinlikleri için belediyenin milyonlarca lira harcadığını, ancak yine de dernek gecelerine has etkinliklerin gerçekleşmesi halinde, Beykozlunun daha katılımcı olabileceğini dile getirdiler.

Yöre derneklerinin neden Belediye’ye baskı unsuru olamadığını sorduğumda, pek çarpıcı yanıtlar alamadım. Ancak Beykoz’daki yöre derneklerinin hemen hemen hepsinin, siyasete angaje ve alet edildiklerini görüyorum. Hiçbir dernek başkanının ve yöre dernekler birliğinin Beykoz Belediyesine eleştirel yaklaşabileceklerini tahmin etmiyorum.

Neden mi?

Tabii ki hemen hemen tüm yöre il, ilçe ve köy dernekleri, yeterince aidat toplayamadıkları için neredeyse sıfır gelirleri var. İstisnalar hariç tabi. İş böyle olunca da Belediye bunu iyi kullanıyor. “Ver parayı, al istediğini.” Bunu en son Beykoz Belediyesi’nin bazı yöre dernekleri hakkında astığı afiş ve pankartlarda “bilmem ne derneği EVET diyor” diyerek, bu dernekleri siyaseten kullanmıştır.

Beykoz Belediyesi derneklere yardım adı altında bastırıyor parayı…

Sonra ne oluyor?

“Parayı veren düdüğü çalıyor” tabii…

Ondan sonra referandum da %53 evet alınıyor.

Maalesef yöre dernekleri de buna alet oluyor. Zaten yöre derneklerinin de başkanlarının çoğu da AKP’li…

Yani bir anlamda “Al gülüm, ver gülüm” oluyor…

Tüm Beykozluların Ramazan Bayramını tebrik ediyorum…

 

 

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here