Değerli Beykozlular, Anneler, Babalar ve geleceğimizin teminatı olan değerli gençler merhaba

Bizleri doğuran büyüten yemeyip yediren önce  evlat diye hayatının en değerli zamanlarını bizlerin geleceğine harcayan annelerimizin her gününü kutlarım. Toplumun temelidir onlar saygılar sunuyorum. Benim bu köşede sizlerle ilk buluşmam bu yüzden hatamız olursa affedin.

İstanbul´un gözbebeği boğazı, denizi, yeşili ile hiç doyamadığım Beykoz’umun insanları artık fark edilmek istiyorlar.

Son yıllarda sanayinin bitmeye yüz tuttuğu ve gittikçe yapılaşmanın arttığı doğa alanlarının azaltılmaya devam ettiği bu günlerde herkes ne olacak diye düşünmeden edemiyor.

Amaç ne? Güzelim boğaz kenarları binalar mı dolacak her yer okul üniversite öğrencilerinin dolduğu yeni farklı bir Beykoz mu olacak. Bu konuda yapılacaklardan  halkın haberi var mı ya da soruldu mu?

2B gibi çok istenilen ve birçok  kişinin tapu sorununun çözüldüğü ancak birçoğunun da satarak ya da kat karşılığı vererek ilçemizden uzaklaşması Beykoz’a ne getirip ne götürmüştür.

Beykoz da son dönem Belediyelerin vaatlerinin ne kadarı gerçekleşmiş ya da verilen vaatlerin ne kadarı lafta kalmıştır.

Yani  Beykozlu ile konuşmadan sorunlara çözüm getirmek için uğraşanların bu uğraş  sonunda Beykoz’a verdikleri ile Beykoz’dan aldıkları hiç konuşulmuyacak mı? Artık yeni bir dönem başladı Mübarek Ramazan ayı içinde bulunuyoruz. Yeni seçilen belediye de eskisinden farklı hiçbir faaliyet yapmadığı alenen ortadadır. Beykoz’u yöneten belediye başkan ve yardımcılarının büyük bir kısmı Beykozlu değildir.

Seçimlerin bitmesinden sonra geçen 2 ay gibi zamanda bizlere hiçbir pozitif faaliyet sunmamışlardır. Beykoz’a girildiğinde Kavacık  Meydanında ucuz sebze alanlarla, iftar çadırınından başka bir şeyin  olmadığı Beykoz’u görmeye devam mı edilecektir? Beykoz’un sahilleri dendiğinde aklımıza bisiklet yolundan başka farklı bir şey gelmiyor mu? Bu dar ve yetersiz durumun ve çekilen çilenin farkında değil miyiz sanıyorlar metro vb. ulaşım biran   önce hayata geçirilmeli, denizden ulaşıma daha fazla emek harcanmalı.

Kısacası Beykoz’da yaşayan doğal ve dostça yaşayan İstanbul’un en güzel ilçesi olması konusunda emek veren Beykozlulara değer verilmelidir. Onların geleceği olan çocuklara etrafta yapılan sitelerde koruma,temizlik  görevlisi gibi işlerin haricinde teknoloji ve üretim sahalarında çalışmaları sağlanmalıdır.

Beykoz’un büyük sorunlarından biri de toplumun yüzde onundan fazlası engelli bu oran Türkiye ortalamasından yüksek olduğunda aşıkardır. Bu oranın artma sebepleri oldukça fazla ve karmaşık olabilir ancak en önemlisi beslenmedir yani halk yeterli ve gerekli gıdayı almaktan yoksundur. Bu sorunların bir an önce çözülmesi ve bu oranın düşürülmesi Beykozluya ve bu insanlara bakan annelere  büyük  mutluluk getirecektir. Yine bu ailelerin sorunlarına ivedilikle eğilmek ve yanlarında olmakta öncelikle idarecilerimizin ve bizlerin boynunun borcudur. Beykoz da gençlerin düştüğü ve artan oranda devam eden uyuşturucu trafiği ve zehirlenen insanların tedavisi ve sarsılan aile yapıları düzeltilmesinde gayret göstermek en önemli insanlık görevlerimizdendir. Beykoz’umuz da Kelle İbrahimlerin 1.ligde top koşturan basketbol takımlarımızı ve sporda başarı gösteren gençlerimizi hatırlayan var mıdır bilmiyorum. Gittikçe sorun yumağına dönen gençliğin daha verimli ve sağlıklı olması da spor yapmaktan geçer. Atatürk ‘ün dediği gibi Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim. Kendine güvenen gençliği becerikli ve hedefleri olan gençler olarak yetiştirmek ve onların yanında olmak zorundayız. Yoksa geleceğimiz gençleri karanlık ve ne olacağı belli olmayan yarınlarımı olacağız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here