Hadi gidin şuradan! Lazım değilsiniz!

Süleyman Demirel’in 1987’deki  halk oylamasının ardından 10 yıllık siyasi yasağı kalktıktan sonra, DYP’ nin Genel Başkanı olarak yaptığı mitingi çekime gelen TRT ekibine öfkeyle yönelttiği sözleri haber bülteninde babamla izlerken şaşırıp pek bir gülmüştük.
Güzel tepkiydi Demirel’inkisi.

TRT ülkede tek Radyo-TV kanalıydı ve iktidar partisinin (ANAP) partizan kullanımına maruz kalmaktaydı. TRT’nin siyasi haberleri hükümet yanlısı yayınlarıyla sınırlıydı. Hasılı  “YETTİYSENİZ YETTİNİZ GARİ” türünden bir tepki meydana geldi sanıyorum. Bazen duyguların dışa vurumu iyidir. İnsanları kendine getirir. “Aman politik davranalım, kötüye iyi deyiverelim, ayıya dayı diyelim, bir tokat atana öbür yanağımızı da çevirelim” Ah bu manevralar! Mıy mıy mıy da mıy mıy yar. Nereye kadar?

Kişilerin kurumların haber verme haber alma özgürlüğünü yerine getirmeyeceklerse ( ki, birinci görevleri budur) , ister yerel ister ulusal olsun basın yayın organları ne işe yarar? Öz denetim şart…

Neyse. Demirel’den devam edelim. Nerede kalmıştık? 1980 İhtilali, 1982’de halk oylaması ile anayasa değişikliği, geçici 4.madde ile 10 yıl siyasi yasaklılar listesine dahil olma, Mayıs 1983’te siyasi partilerin kurulmasına izin verilmesi derken, Demirel ” Tapulu arazime gecekondu yaptırmam” diyerek ne Turgut Sunalp Başkanlığındaki Milliyetçi Demokrasi Partisi’ne, ne askeri idarenin kurdurmaya çalıştığı partiye, ne de Turgut Özal liderliğindeki ANAP’a destek verdi. Büyük Türkiye Partisi’ni kurdu, ardından Doğru Yol Partisi’nin DYP), Genel Başkanlığına gelerek 91 seçimlerine girdi.

Şimdi geldik her yıl ahenkle dans eden, sabırsızlıkla beklediğimiz bir ritüel olan seçimlere…
Erkendi baskındı derken yine bindik bir alamete. Çıkacak mıyız selamete?

Henüz Üç aday var. Doğu Perinçek ve Meral Akşener için 100 Bin imza zorunluluğu var. Ve yalnızca bir TV kanalından (Ulusal Kanal) duyduğuma göre vatandaşların %60’ının 100 bin imza şartını duymayıp haberi olmadığından haberimiz var. Buna da şükür.
Meclistekilerin haberi var mıdır? Yoksa yine istikşafi görüşmelere mi takıldı meclisteki plak?
Patlat bir şarkı Senar’dan olsun:
“Ömrümüzün son demi son baharıdır artık
Maziye bir bakıver, neler neler bıraktık”

Ezcümle, Ne ‘Ekmek için Ekmeliler’ gördük biz aslında yoktular. Şimdi de olamazlar.
Binaenaleyh, ne kadar ekmek o kadar köfte hesabından vazgeçilmelidir. Hesabı kitabı bizim gariban test nesline ihale etmek daha faydalı olur. Şöyle ki; 80 milyonu böl, meclisteki her 20 vekil imzasına kaç adet 100 bin vatandaş imzası denk gelir, 100 bin imza kaç saatte, kaç günde toplanır, toplandıktan sonra kaç köy köy, kaç kasaba kasaba dolaşıp aday tanıtımı tamamlanır?   Permütasyon, kombinezon, sürtünme kuvveti. Hepsi paket halinde taze, diploma aday adaylarına yöneltilebilecek sorulardan olabilir. Kontenjan kalırsa erdemliliğe dair sorular da sorulabilir. Ve fakat bu dönemde en kazanımlı çıkacak ‘Siyaset Bilimi’ öğrencileri olacaktır.
Demirel’le başladık Demirel’in sözü ile bitirelim.
“Galatasaray’ımı Fenerbahçe’yi mi tutuyorsunuz?” diye soran muhabire:
“Beşiktaş’ı niye sormuyorsun?”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here