24 Kasım ülkemizin temel taşı Öğretmenlerimizin günüdür. Onların emeklerine sağlık.  Unutmayalım Büyük Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim de kurarak bu vatanı bizlere emanet eden değerli komutan Mustafa Kemal ülkemizi paylaşmak üzere vatanın her tarafına saldıran tüm düşmanları denize dökmüş ve bu sınavı dünyada ki tüm mazlum devletlere örnek olmuştur.

Ancak düşmanı denize dökmekle işler bitmemiştir.

Sıra da en büyük düşman vardır cehalet

Yakılan yıkılan harap olan vatanın biran önce toparlanması ve ayağa kalkması dahası çok hızlı ilerlemesi gerekmektedir zira bu geçen zalim yıllar ülke insanını yokluk sıkıntı ve bitap düşmesine yol açmıştır.

Sırada ki en önemli iş biran önce halkın eğitimine öğretimine ve çağdaş medeniyeti yakalama savaşına başlamak ve en önemli savaşı kazanmaktı.

İşte bu durum da olan ülkemizin  değerli öğretmeni ve komutanı

1 Kasım 1928 yılın da Türk alfabesinin yasallaşmasına 24 Kasım 1928 yılında ise Millet Mektepleri Teşkilatı Bilim namesini yürürlüğe koymuştur.

Böylece erkeklerde yüzde yedi kadınlarda binde dört olan okuma yazma oranları on yıl içinde yüzde yirmi beşlere yükselmiştir.

Ayrıca okuma yazma bilmeyen okula veya memuriyete devam etmeyen 16-45 yaş arasında ki herkesi en yakın okulda okumayı öğrenmeyi yükümlü hale getirmiştir.

Bu arada kurulan Millet Mekteplerinin Baş Öğretmeni de bizzat Mustafa Kemal Atatürk’tü

Millet mekteplerinin normal eğitim ve öğretim haricin de kadın ve erkek yüzbinlerce insanın aydınlanmasın da temel taşı olmuştur.

1 Kasım 1928 yılında Latin Alfabesinin kabulün den ve Arap alfabesinde ki zorluklardan kurtulan ülkenin temel taşlarını oluşturulması ve 24 Kasım gününün 1981 yılından sonra Öğretmenler Günü olarak kutlamasının değeri ve yüceliği anımsamayacak kadar önemlidir.

Değerli Baş Öğretmen Mustafa Kemal Atatürk öğretmenlere çok önem vermektedir.

Öğretmenlerden eğitim almayan milletler millet değil ala la de topluluktur. Öğretmenler gelecek sizlerin eseri olacaktır.

Ülkemin insanlarını fikri hür irfanı hür bireyler olarak yetiştirin demiştir.

Oysa günümüz şartların da öğretmenlik mesleği bir güne sıkıştırılan ala la de bir meslek gibi görülmeye başlanmıştır.

Bu gidişata son vermek geleceğin aydın Türkiye’sini yaratmak elbet de ki aydın bilinçli öğretmenlerin gayretlerine bağlıdır.

Öncelikle öğretmenlik mesleğini özendirmek onların yaşam koşullarını düzene sokmak, mesleklerini geliştirme ve öğrencilerine daha iyi bir eğitim vermelerini sağlamak idarecilerin en önemli sorumluluğudur.

Bizler ay sonunu nasıl getireceğiz hangi elbiseyi giyeceğiz ya da aldığımız ücretle nasıl geçineceğiz diye düşünen öğretmenleri değil.

Her anında mutlu huzurlu kendisine ve toplumuna nasıl yararlı olurum diye çabalayan tek düşüncesi daha çağdaş ve ülkeyi ileri götürecek öğrenciler yetiştiren Baş Öğretmenimiz Atatürk’ün öğretmenlerini istiyoruz.

Mesleklerin en yücesine sahip olan değerli öğretmenler sizler bizim geleceğimizi yetiştirecek olanlar ülkemizin kalkınması ve güçlü olması sizlerin verdiği emeklerin ürünüdür.

Toplum olarak en yüce meslek öğretmenliğe her zaman ve her yerde gereken saygı ve sevgi gösterilmeli onların aydınlattığı yolda huzurla gitmeliyiz.

Sizlerin bu topluma verdiğiniz tüm çaba ve gayretlerinize teşekkür ediyorum yalnızca bir gün değil sizlerin her anını kutluyorum bir millet olduysak sizlerin sayesinde her gününüz kutlu mutlu olsun.

Saygılarımla değerli öğretmenlerim.

 

 

 

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here