Çocuklarımız, gençlerimiz için hep bir umut var mı?

Yeni dünya oluşumunda yerini almaya çalışırken, bir çok özelliklerimizi de kaybediyoruz. Önce aile ama, akraba olma,komşu olma sonra da toplum olmayı. Çünkü bize verilen yaşam biçimlerinin aslında bize uygun olmasa da uygunmuş gibi hissetmemizi birçok yolla empoze ediyorlar. Yani bizim sosyal yapımızı genetik özelliklerimizi, kültürümüzü bilinçli olarak yok ediyorlar.

Farkında değiliz ama bizim toplumsal yapımıza karşı bir savaş var ve biz bilmiyoruz!

Önce evdeki TV, bilgisayar, telefon, tablet bibi sanal olan yaşantıyı kabullendik ve artık 2-3 yaşındaki bebeklerimiz internet çılgınlığı ile büyüyorlar. Sonrası eğitim ve kültür düzeni ile ekonomik düzenle bizi ellerine geçirdiler. Sonunda istediklerine yakın tüketen yalnız, güvensiz, eğitimli-eğitimsiz!..

Dinini, geçmiş kültürlerini, aile yapısını, toplum özelliğini bilmeyen bir boş toplum yapmaya başlıyorlar. Gelin çocuklarımızdan, gençlerimizden başlayarak uyanıp savaşalım. Tarihine yön veren, geçmişimize uygun savaşalım ve yarınlara umutla bakalım. Kendi yetiştirdiği buğdayla büyüsün gelecek nesiller.

Hala bir umut… Hep vardır…

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here